overhead

//ˌoʊvərˈhed//

Zarflar
B1

Çeviri

baş üstünde, havada

Tanım

Overhead, bir şeyin baş seviyesinin üzerinde, yukarıda veya havada bulunduğunu ifade eden bir sıfat veya zarftır. Genellikle fiziksel nesnelerin (uçak, bulut, lamba, kablo gibi) kişinin başının üzerinde konumlandığını belirtmek için kullanılır. Günlük dilde de sıkça karşılaşılan bu kullanım, özellikle bir şeyin doğrudan yukarıda olduğunu vurgular.

Örnek

  • The birds were flying overhead in a V formation.

    Kuşlar baş üstünde V şeklinde uçuyordu.

  • We could hear the roar of a plane overhead.

    Başımızın üzerinde bir uçağın kükremesini duyabiliyorduk.

  • The sun was directly overhead at noon.

    Öğle vakti güneş tam tepedeydi.

  • She noticed a strange light moving overhead in the night sky.

    Gece gökyüzünde başının üzerinde hareket eden garip bir ışık fark etti.

  • The helicopter hovered overhead for several minutes.

    Helikopter birkaç dakika boyunca havada asılı kaldı.

  • Dark clouds gathered overhead, threatening rain.

    Baş üstünde kara bulutlar toplandı, yağmur tehdidi savuruyordu.

  • A flock of geese passed overhead on their migration route.

    Bir kaz sürüsü göç yolu üzerinde başımızın üzerinden geçti.

  • The chandelier hung overhead, casting a warm glow.

    Avize baş üstünde asılıydı, sıcak bir ışık yayıyordu.

  • They installed a new security camera overhead in the hallway.

    Koridora baş üstüne yeni bir güvenlik kamerası taktılar.

  • The fireworks exploded overhead, lighting up the entire sky.

    Havai fişekler baş üstünde patladı, tüm gökyüzünü aydınlattı.

Eş anlamlılar

yukarıda
tepede
havada

Diğer anlamlar

  • B1
    baş üstünde, havada(bu sayfa)
  • C1
    genel gider (işletme)Bu anlama git

İlgili kelimeler

either

de (olumsuz cümlelerde)

Zarflar

Either, olumsuz cümlelerde 'de' veya 'da' anlamında kullanılır ve iki veya daha fazla seçenekten hiçbirinin geçerli olmadığını belirtir. Genellikle 'not' ile birlikte kullanılır ve cümlenin sonunda ye…

even

çift

Sıfatlar

Even, sayılar bağlamında, 2'ye tam bölünebilen sayıları ifade eder. Örneğin 2, 4, 6, 8 gibi sayılar çift sayılardır. Bu terim, matematikte ve günlük hayatta sayıların parite (tek-çift) özelliğini beli…

further

dahası, ayrıca, ek olarak

Zarflar

Further, İngilizcede 'dahası', 'ayrıca' veya 'ek olarak' anlamına gelen bir zarftır. Bir ifadeye ek bilgi, destekleyici nokta veya daha ileri bir argüman eklemek için kullanılır. Genellikle resmi yazı…

hardly

neredeyse hiç, güçlükle, zorla

Zarflar

Hardly, bir eylemin veya durumun neredeyse hiç gerçekleşmediğini, çok az olduğunu veya zorlukla yapıldığını ifade eden bir zarftır. Genellikle olumsuz bir anlam taşır ve cümlede fiilden önce kullanılı…

indeed

gerçekten, aslında, hakikaten

Zarflar

Indeed, İngilizcede bir ifadeyi vurgulamak, onaylamak veya bir durumun doğruluğunu pekiştirmek için kullanılan bir zarftır. Genellikle bir önceki söyleneni güçlendirir veya bir gerçeği vurgular. Örneğ…

still

durgun, sakin

Sıfatlar

Still, bu bağlamda hareket etmeyen, sessiz veya sakin anlamında bir sıfattır. Genellikle su yüzeyi, hava veya bir ortamın fiziksel dinginliğini tanımlamak için kullanılır. Ayrıca bir kişinin fiziksel…

altogether

tamamen, bütünüyle, hep birlikte

Zarflar

Altogether, İngilizcede 'tamamen', 'bütünüyle' veya 'hep birlikte' anlamına gelen bir zarftır. Bir durumun veya miktarın eksiksiz bir şekilde ifade edilmesinde kullanılır; genellikle olumlu ya da olum…

eventually

sonunda, nihayetinde

Zarflar

Eventually, bir sürecin veya beklemenin ardından bir şeyin en sonunda gerçekleştiğini ifade eden bir zarftır. Genellikle uzun bir zaman dilimi, çaba veya belirsizlik sonrasında bir sonuca ulaşıldığınd…

kindly

nazikçe, kibarca

Zarflar

Kindly, bir eylemin nazik, kibar ve anlayışlı bir şekilde yapıldığını belirten bir zarftır. Genellikle bir ricayı veya isteği yumuşatmak için kullanılır; örneğin, birine bir şey yapmasını söylerken 'l…

lightly

hafifçe

Zarflar

Hafifçe, bir şeyi az bir kuvvetle, yumuşak veya dikkatli bir şekilde yapmak anlamına gelir. Genellikle fiziksel dokunuş, basınç veya hareketlerde kullanılır; örneğin birine hafifçe vurmak veya bir şey…