nonsense

//ˈnɒnsəns//

İsimler
B1

Çeviri

saçmalık

Tanım

Nonsense, mantıksız, anlamsız veya gerçek dışı olan söz, düşünce veya davranışları ifade eder. Genellikle bir şeyin akla veya gerçeğe uymadığı durumlarda kullanılır. Günlük konuşmada birine katılmadığınızı veya söylenenin abartılı olduğunu belirtmek için de tercih edilir. Bu kelime, hem ciddiye alınmayacak fikirler hem de eğlenceli, uydurma hikayeler için kullanılabilir. Örneğin, birinin mantıksız bir açıklama yapmasına 'Bu tamamen saçmalık!' diyerek tepki verebilirsiniz.

Örnek

  • Don't listen to him; everything he says is nonsense.

    Onu dinleme; söylediği her şey saçmalık.

  • The idea that the earth is flat is complete nonsense.

    Dünyanın düz olduğu fikri tamamen saçmalıktır.

  • She dismissed his argument as nonsense.

    Onun argümanını saçmalık olarak reddetti.

  • Stop talking nonsense and focus on the real problem.

    Saçma sapan konuşmayı bırak ve gerçek soruna odaklan.

  • The movie was pure nonsense, but it made me laugh.

    Film tamamen saçmalıktı ama beni güldürdü.

  • I can't believe you fell for that nonsense.

    O saçmalığa kandığına inanamıyorum.

  • His explanation was full of technical nonsense.

    Açıklaması teknik saçmalıklarla doluydu.

  • The children's book is filled with delightful nonsense.

    Çocuk kitabı keyifli saçmalıklarla dolu.

  • Talking to him is a waste of time; it's all nonsense.

    Onunla konuşmak zaman kaybı; hepsi saçmalık.

  • She wrote a poem that was intentionally nonsense.

    Bilinçli olarak saçma olan bir şiir yazdı.

Eş anlamlılar

anlamsızlık
mantıksızlık
boş laf
zırva

İlgili kelimeler

bear

taşımak, katlanmak

Fiiller
Animals

Bear fiili, bir şeyi fiziksel olarak taşımak veya bir duruma, acıya, zorluğa katlanmak anlamına gelir. Bu kullanımda genellikle bir yükü, sorumluluğu veya olumsuz bir durumu üstlenmeyi ifade eder. Örn…

bug

yazılım hatası

İsimler
Animals

Bug, yazılım geliştirme sürecinde ortaya çıkan ve programın beklenen şekilde çalışmasını engelleyen bir hatadır. Genellikle kodlama hataları, mantık yanlışları veya sistem etkileşimlerinden kaynaklanı…

mouth

ağız (bir şeyin girişi)

İsimler
The body and the face

Mouth kelimesi, bir nesnenin veya alanın iç kısmına açılan giriş veya delik anlamında kullanılır. Özellikle mağara, şişe, nehir veya boru gibi şeylerin dışarıya açılan kısmını ifade eder. Bu kullanım,…

coat

kaplamak

Fiiller
Clothes

Coat fiili, bir yüzeyi ince bir tabaka ile örtmek veya kaplamak anlamına gelir. Genellikle boya, vernik, şeker veya çikolata gibi malzemelerle bir nesnenin dış yüzeyini tamamen veya kısmen kaplamak iç…

shorts

kısa film

İsimler
Clothes

Shorts, genellikle 40 dakikadan kısa süreli, bağımsız yapımlar veya büyük film projelerinin yan ürünü olarak çekilen kısa filmleri ifade eder. Bu terim, özellikle film festivallerinde ve dijital platf…

skirt

etek (coğrafya), kenar

İsimler
Clothes

Skirt, coğrafyada bir dağ veya tepenin alt kısmındaki eğimli yüzeyi veya bir yerleşimin çevresindeki alanı ifade eder. Genellikle bir yükseltinin tabanından başlayarak çevreye doğru yayılan bölgeyi ta…

sock

yumruk atmak

Fiiller
Clothes

"Sock" fiili, birine yumrukla vurmak anlamına gelir. Genellikle ani, sert ve beklenmedik bir yumruk atma eylemini ifade eder. Günlük konuşma dilinde kullanılır ve fiziksel bir saldırıyı betimler.

kiwi

Yeni Zelandalı

İsimler
Food and drink

Kiwi, Yeni Zelanda vatandaşı veya bu ülkede doğup büyümüş kişilere verilen yaygın bir takma addır. Genellikle günlük konuşmalarda ve resmi olmayan bağlamlarda kullanılır; Yeni Zelandalıların kendileri…

armchair

koltuk

İsimler
The home

Armchair, genellikle kumaş veya deri kaplı, kol dayama yerleri olan, tek kişilik rahat bir oturma mobilyasıdır. Evlerde oturma odalarında, çalışma odalarında veya kütüphanelerde dinlenmek, kitap okuma…

tablet

tablet (elektronik cihaz)

İsimler
The home

Tablet, dokunmatik ekranlı, genellikle akıllı telefon ile dizüstü bilgisayar arasında boyuta sahip taşınabilir bir elektronik cihazdır. İnternette gezinme, uygulama kullanma, video izleme ve okuma gib…