nanny

//ˈnæni//

İsimler
B1

Çeviri

dadı, çocuk bakıcısı

Tanım

Nanny, genellikle bir ailenin yanında yaşayarak veya düzenli olarak gelerek çocuklara bakan, onların bakımını, güvenliğini ve günlük ihtiyaçlarını karşılayan kişidir. Bu meslek, bebeklikten okul çağına kadar çocukların fiziksel ve duygusal gelişimini desteklemeyi içerir ve çoğu zaman aileler için güvenilir bir yardımcı rolü üstlenir. Günlük dilde 'dadı' olarak da bilinir ve özellikle çalışan ebeveynler için önemli bir destek kaynağıdır.

Örnek

  • The nanny takes care of the children while the parents are at work.

    Dadı, ebeveynler işteyken çocuklarla ilgilenir.

  • We hired a live-in nanny to help with our twin babies.

    İkiz bebeklerimize yardım etmesi için evde yaşayan bir dadı tuttuk.

  • The nanny prepared lunch and played games with the kids.

    Dadı öğle yemeğini hazırladı ve çocuklarla oyunlar oynadı.

  • She works as a nanny for a wealthy family in the city.

    Şehirde zengin bir aile için dadı olarak çalışıyor.

  • The nanny read a bedtime story to the toddler every night.

    Dadı her gece yürümeye başlayan çocuğa yatmadan önce bir hikaye okurdu.

  • Our nanny has been with us for three years and is like part of the family.

    Dadımız üç yıldır bizimle ve ailenin bir parçası gibi.

  • The parents interviewed several candidates before choosing the nanny.

    Ebeveynler dadıyı seçmeden önce birkaç adayla mülakat yaptı.

  • A good nanny needs patience, creativity, and a love for children.

    İyi bir dadının sabır, yaratıcılık ve çocuk sevgisine ihtiyacı vardır.

  • The nanny took the children to the park for some fresh air.

    Dadı çocukları biraz temiz hava almaları için parka götürdü.

  • They found a reliable nanny through a recommendation from a friend.

    Bir arkadaşlarının tavsiyesiyle güvenilir bir dadı buldular.

Eş anlamlılar

dadı
çocuk bakıcısı
bakıcı

Diğer anlamlar

  • B1
    çocuk bakıcısı(bu sayfa)
  • C1
    büyük anne (gayriresmi)Bu anlama git

İlgili kelimeler

infant

bebek

İsimler

Doğumdan yaklaşık bir yaşına kadar olan çok küçük çocuk; yeni doğmuş veya çok genç bir insan yavrusu. Bu dönemdeki çocuklar henüz yürüyemez ve konuşamazlar.

union

birlik

İsimler

İki veya daha fazla kişi, grup, kuruluş veya devletin ortak bir amaç, çıkar veya ilke doğrultusunda bir araya gelmesiyle oluşan topluluk veya örgüt. Ayrıca, farklı parçaların birleşmesiyle oluşan bütü…

saucer

fincan tabağı

İsimler

Bir fincanın altına konulan, genellikle porselen veya seramikten yapılmış, yuvarlak ve düz tabak. Fincanı taşımak, sıcak fincanı masaya koymak veya fincandan sızan sıvıları toplamak için kullanılır. A…

proof

kanıt

İsimler

Bir şeyin doğruluğunu, gerçekliğini veya varlıını gösteren somut delil, belge veya mantıksal gösterim. Matematik ve mantıkta, bir önermenin doğruluğunu kesin olarak gösteren akıl yürütme dizisi.

belief

inanç

İsimler

Bir şeyin doğru, gerçek veya var olduğuna dair zihinsel kabul; bir fikre, ilkeye veya öğretiye duyulan güven ve bağlılık. İnanç, genellikle kanıt gerektirmeyen, kişisel veya toplumsal bir kabuldür.

nerve

sinir

İsimler

Sinir, vücutta duyuları ve hareketi kontrol eden, beyin ve omurilikten çıkan ince liflerden oluşan yapıdır. Ayrıca, mecazi olarak cesaret, cüret veya soğukkanlılık anlamında da kullanılır.

billion

milyar

İsimler

Bir milyar, sayısal değer olarak 1.000.000.000 (bin milyon) veya 1.000.000.000.000 (bir milyon milyon) anlamına gelen bir sayıdır. Türkçede genellikle 'kısa ölçek' sistemi kullanılır ve 1 milyar = 1.0…

cause

neden, sebep

İsimler

Bir olayın, durumun veya eylemin gerçekleşmesine yol açan şey; bir şeyin olmasına veya yapılmasına neden olan faktör. Ayrıca, bir amaç veya ideal uğruna çalışmak anlamında da kullanılabilir.

comfort

rahatlık, konfor

İsimler

Fiziksel veya zihinsel olarak huzurlu, sıkıntısız ve hoş bir durum; acı, endişe veya rahatsızlıktan uzak olma hali. Ayrıca, birini teselli etme, rahatlatma eylemi veya bu amaçla söylenen söz anlamında…

control

kontrol

İsimler

Bir şeyi yönetmek, düzenlemek veya denetlemek için uygulanan güç veya yetki. Ayrıca, bir sistemin, sürecin veya durumun istenen şekilde işlemesini sağlamak için alınan önlemler veya kurallar bütünü an…