mist
//mɪst//
Çeviri
sis
Tanım
Mist, havada asılı duran ve görüş mesafesini azaltan, çok küçük su damlacıklarından oluşan bir hava olayıdır. Sisten daha hafif ve ince bir yapıya sahip olan mist, genellikle sabah erken saatlerde veya akşamüstü, su kütlelerinin yakınında ya da nemli bölgelerde görülür. Günlük kullanımda, mist kelimesi aynı zamanda sprey şişelerinden püskürtülen ince su zerrecikleri veya bir yüzeyde oluşan buğulanma için de kullanılır. Bu kelime, hava durumu raporlarında, edebi betimlemelerde ve kozmetik ürünlerinde sıkça karşımıza çıkar.
Örnek
“The morning mist covered the valley, making everything look mysterious.”
Sabah sisi vadiyi kapladı ve her şeyi gizemli gösterdi.
“We could barely see the road because of the thick mist.”
Yoğun sis yüzünden yolu zar zor görebiliyorduk.
“She used a facial mist to refresh her skin during the flight.”
Uçuş sırasında cildini canlandırmak için yüz spreyi kullandı.
“The mist cleared by noon, revealing a beautiful sunny day.”
Sis öğlene doğru dağıldı ve güzel, güneşli bir günü ortaya çıkardı.
“A light mist of rain began to fall as we walked through the park.”
Parkta yürürken hafif bir çisenti yağmaya başladı.
“The mountains were shrouded in mist, giving them an ethereal appearance.”
Dağlar sisle kaplanmıştı ve bu onlara uhrevi bir görünüm veriyordu.
“He sprayed a fine mist of water onto the plants to keep them hydrated.”
Bitkileri nemli tutmak için üzerlerine ince bir su sisi sıktı.
“The mist from the waterfall cooled our faces on the hot day.”
Şelaleden gelen sis, sıcak günde yüzümüzü serinletti.
“Driving in heavy mist requires extra caution and slow speed.”
Yoğun siste araç kullanmak ekstra dikkat ve yavaş hız gerektirir.
“The garden looked magical in the early morning mist.”
Bahçe, sabahın erken saatlerindeki siste büyülü görünüyordu.
Eş anlamlılar