merchant
//ˈmɜːrtʃənt//
Çeviri
tüccar
Tanım
Merchant, ticaretle uğraşan, mal alıp satan kişiye verilen addır. Genellikle perakende veya toptan satış yapan, kendi hesabına çalışan iş insanlarını tanımlar. Tarih boyunca şehirlerin ekonomik hayatında önemli rol oynayan tüccarlar, günümüzde de küçük dükkan sahiplerinden büyük ölçekli ithalat-ihracat firmalarına kadar geniş bir yelpazede faaliyet gösterir. Bu kelime özellikle fiziksel mağazaları olan veya belirli bir ürün kategorisinde uzmanlaşmış satıcılar için kullanılır; aracı veya komisyoncu gibi diğer ticaret rollerinden ayırt edici bir anlam taşır.
Örnek
“The merchant displayed his finest silks in the shop window.”
Tüccar, en kaliteli ipeklerini dükkan vitrininde sergiledi.
“She became a successful merchant after years of hard work.”
Yıllarca süren sıkı çalışmanın ardından başarılı bir tüccar oldu.
“The merchant traveled to distant lands to trade spices.”
Tüccar, baharat ticareti yapmak için uzak diyarlara seyahat etti.
“Local merchants gathered at the town hall to discuss new regulations.”
Yerel tüccarlar, yeni düzenlemeleri tartışmak için belediye binasında toplandı.
“The merchant offered a discount on bulk purchases.”
Tüccar, toplu alımlarda indirim yaptı.
“As a merchant, he specialized in antique furniture.”
Bir tüccar olarak antika mobilyalarda uzmanlaştı.
“The merchant's reputation for fair dealing attracted many customers.”
Tüccarın dürüst iş yapma konusundaki itibarı birçok müşteriyi çekti.
“During the festival, street merchants sold handmade crafts and food.”
Festival sırasında sokak tüccarları el yapımı el sanatları ve yiyecek sattı.
“The merchant carefully recorded every transaction in his ledger.”
Tüccar, her işlemi defterine dikkatlice kaydetti.
“Online merchants now compete with traditional brick-and-mortar stores.”
Çevrimiçi tüccarlar artık geleneksel fiziksel mağazalarla rekabet ediyor.
Eş anlamlılar