landscape
//ˈlændskeɪp//
Çeviri
manzara
Tanım
Landscape, bir bölgenin doğal veya insan yapımı özelliklerini içeren görünümüdür. Dağlar, vadiler, ağaçlar, nehirler ve binalar gibi unsurların birleşimiyle oluşan bu terim, genellikle geniş bir alanın estetik ve coğrafi betimlemesinde kullanılır. Sanatta, fotoğrafçılıkta veya bahçe düzenlemesinde sıkça karşımıza çıkar. Örneğin, bir ressamın tuvale yansıttığı kır manzarası veya bir şehrin silüeti landscape olarak adlandırılabilir. Bu kelime, doğal güzellikleri veya kırsal alanları tanımlarken de yaygındır; ayrıca bir yerin karakteristik görüntüsünü ifade eder.
Örnek
“The landscape of the valley was breathtaking at sunrise.”
Vadinin manzarası gün doğumunda nefes kesiciydi.
“She painted a beautiful landscape of the rolling hills.”
Dalgalı tepelerin güzel bir manzarasını resmetti.
“The desert landscape stretched endlessly before them.”
Çöl manzarası önlerinde sonsuzca uzanıyordu.
“Urban landscape photography captures the essence of city life.”
Şehir manzarası fotoğrafçılığı, şehir hayatının özünü yakalar.
“The garden was designed to complement the natural landscape.”
Bahçe, doğal manzarayı tamamlayacak şekilde tasarlandı.
“They admired the lunar landscape through the telescope.”
Teleskopla ay manzarasını hayranlıkla izlediler.
“The artist's latest exhibition focuses on coastal landscapes.”
Sanatçının son sergisi kıyı manzaralarına odaklanıyor.
“Climate change is altering the landscape of the Arctic region.”
İklim değişikliği, Arktik bölgenin manzarasını değiştiriyor.
“He prefers landscape orientation for his nature photos.”
Doğa fotoğrafları için yatay manzara yönünü tercih ediyor.
“The industrial landscape was dominated by factories and smokestacks.”
Endüstriyel manzaraya fabrikalar ve bacalar hakimdi.
Eş anlamlılar