journal
//ˈdʒɜːrnl//
Çeviri
günlük
Tanım
Kişisel düşüncelerin, duyguların, yaşanan olayların veya günlük aktivitelerin düzenli olarak yazıldığı defter veya kayıt. Genellikle özel ve samimi bir içeriğe sahip olan bu tür yazılar, bireyin kendini ifade etmesine ve anılarını saklamasına yardımcı olur. 'Journal' aynı zamanda akademik veya profesyonel bir yayın türünü de ifade edebilir, ancak burada en yaygın kullanımı olan kişisel günlük anlamı ele alınmıştır.
Örnek
“She writes in her journal every night before going to bed.”
Her gece yatmadan önce günlüğüne yazar.
“I started keeping a journal to track my progress in learning Turkish.”
Türkçe öğrenmedeki ilerlememi takip etmek için günlük tutmaya başladım.
“His old journal was filled with sketches and poems from his travels.”
Eski günlüğü, seyahatlerinden kalma çizimler ve şiirlerle doluydu.
“A gratitude journal can help you focus on the positive aspects of life.”
Bir şükran günlüğü, hayatın olumlu yönlerine odaklanmana yardımcı olabilir.
“The detective found a crucial clue in the victim's personal journal.”
Dedektif, kurbanın kişisel günlüğünde önemli bir ipucu buldu.
“Many therapists recommend journaling as a way to manage stress.”
Birçok terapist, stresi yönetmek için günlük tutmayı önerir.
“She hid her journal under the mattress so no one would read it.”
Kimse okumasın diye günlüğünü yatağın altına sakladı.
“His travel journal described the bustling markets of Istanbul in vivid detail.”
Seyahat günlüğü, İstanbul'un hareketli pazarlarını canlı ayrıntılarla anlatıyordu.
“I need to buy a new journal because I've almost filled my current one.”
Yeni bir günlük almam gerekiyor çünkü şu anki neredeyse doldu.
“Reading her childhood journal brought back many happy memories.”
Çocukluk günlüğünü okumak, birçok güzel anıyı geri getirdi.
Eş anlamlılar