iron
//ˈaɪərn//
Çeviri
ütü
Tanım
Iron, kumaşlardaki kırışıklıkları gidermek için kullanılan, genellikle elektrikle çalışan bir ev aletidir. Tabanı ısınarak kıyafetlerin düzgün ve pürüzsüz olmasını sağlar. Günlük hayatta sıkça başvurulan bu araç, özellikle gömlek, pantolon ve elbiselerin bakımında kullanılır. Kullanımı pratik olup, buhar fonksiyonu sayesinde daha etkili sonuçlar alınabilir.
Örnek
“I need to buy a new iron because my old one stopped working.”
Eskisi çalışmadığı için yeni bir ütü almam gerekiyor.
“She plugged in the iron and waited for it to heat up.”
Ütüyü fişe taktı ve ısınmasını bekledi.
“Be careful when you use the iron; the soleplate gets very hot.”
Ütüyü kullanırken dikkatli ol; tabanı çok ısınır.
“He left the iron on the shirt for too long and burned a hole.”
Ütüyü gömleğin üzerinde çok uzun süre bıraktı ve bir delik yaktı.
“My mother prefers a steam iron for removing stubborn wrinkles.”
Annem inatçı kırışıklıkları gidermek için buharlı ütüyü tercih eder.
“Can you unplug the iron after you finish ironing the clothes?”
Kıyafetleri ütülemeyi bitirdikten sonra ütünün fişini çeker misin?
“The iron has a self-cleaning function that prevents mineral buildup.”
Ütünün, mineral birikimini önleyen kendi kendini temizleme işlevi var.
“She adjusted the temperature dial on the iron for the delicate fabric.”
Hassas kumaş için ütüdeki sıcaklık ayarını değiştirdi.
“I accidentally dropped the iron and cracked its handle.”
Yanlışlıkla ütüyü düşürdüm ve sapını çatlattım.
“He always keeps the iron on a heat-resistant mat to protect the table.”
Masayı korumak için ütüyü her zaman ısıya dayanıklı bir paspasın üzerinde tutar.
Eş anlamlılar
Diğer anlamlar
- A2metalBu anlama git
- B1ütü (alet)(bu sayfa)
- B2ütülemek (fiil)Bu anlama git