inn
//ɪn//
Çeviri
han
Tanım
Inn, genellikle kırsal yollar veya eski ticaret yolları üzerinde bulunan, yolculara geçici konaklama, yemek ve içecek hizmeti sunan geleneksel bir konaklama tesisidir. Günümüzdeki otellerden farklı olarak daha küçük, samimi ve genellikle tarihi bir atmosfere sahiptir. İngiltere ve diğer Avrupa ülkelerinde yaygın olan bu yapılar, özellikle atlı arabaların kullanıldığı dönemlerde yolcuların dinlenmesi ve atların değiştirilmesi için önemli bir durak noktasıydı. Günümüzde birçok eski han, restoran veya butik otel olarak hizmet vermeye devam etmektedir. Bu kelime ayrıca, bir şehir veya kasabadaki küçük, aile işletmesi barları veya pubları tanımlamak için de kullanılabilir.
Örnek
“We stayed at a cozy inn near the lake during our vacation.”
Tatilimiz sırasında gölün yakınındaki şirin bir handa kaldık.
“The old inn has been serving travelers for over two hundred years.”
Eski han, iki yüz yılı aşkın süredir yolculara hizmet veriyor.
“They stopped at a roadside inn to rest and have a meal.”
Dinlenmek ve yemek yemek için yol kenarındaki bir handa durdular.
“The innkeeper welcomed us with a warm fire and hot soup.”
Han sahibi bizi sıcak bir ateş ve sıcak çorba ile karşıladı.
“Many inns in this region offer traditional local cuisine.”
Bu bölgedeki birçok han, geleneksel yerel mutfağı sunar.
“The inn was fully booked, so we had to find another place to sleep.”
Han tamamen doluydu, bu yüzden uyuyacak başka bir yer bulmak zorunda kaldık.
“She runs a charming inn that is popular with hikers and cyclists.”
Yürüyüşçüler ve bisikletçiler arasında popüler olan şirin bir han işletiyor.
“The inn dates back to the 17th century and has a lot of history.”
Han 17. yüzyıla kadar uzanıyor ve birçok tarihi barındırıyor.
“We enjoyed a pint of ale at the village inn after our walk.”
Yürüyüşümüzden sonra köy hanında bir bardak bira içtik.
“The inn provides free breakfast and Wi-Fi for its guests.”
Han, misafirlerine ücretsiz kahvaltı ve Wi-Fi sağlar.
Eş anlamlılar