income
//ˈɪnkʌm//
Çeviri
gelir
Tanım
Income, bir kişi veya kuruluşun belirli bir dönemde (genellikle bir yıl) emek, yatırım veya mal/hizmet satışı gibi kaynaklardan elde ettiği para veya ekonomik kazançtır. Maaş, kira geliri, faiz, temettü veya serbest meslek kazancı gibi çeşitli biçimlerde olabilir. Günlük hayatta bireylerin geçimini sağlaması, vergi hesaplamaları ve ekonomik planlama için temel bir kavramdır. Ayrıca işletmeler için satışlardan elde edilen brüt kazancı ifade ederken, hane halkı için net kullanılabilir parayı tanımlar.
Örnek
“Her main source of income is her salary as a teacher.”
Ana gelir kaynağı öğretmen olarak aldığı maaştır.
“The company reported a significant increase in income this quarter.”
Şirket bu çeyrekte gelirinde önemli bir artış bildirdi.
“He has multiple streams of income, including rental properties and investments.”
Kira mülkleri ve yatırımlar dahil olmak üzere birden fazla gelir akışı var.
“Low-income families often struggle to afford basic necessities.”
Düşük gelirli aileler genellikle temel ihtiyaçları karşılamakta zorlanır.
“Her passive income from online courses allows her to travel frequently.”
Çevrimiçi kurslardan elde ettiği pasif gelir, sık sık seyahat etmesine olanak tanıyor.
“The government taxes both earned and unearned income.”
Hükümet hem kazanılmış hem de kazanılmamış geliri vergilendirir.
“After retirement, his income dropped significantly, but he managed well.”
Emeklilikten sonra geliri önemli ölçüde düştü, ancak iyi idare etti.
“Small businesses often reinvest their income to grow further.”
Küçük işletmeler genellikle daha da büyümek için gelirlerini yeniden yatırır.
“She declared her freelance income on her tax return this year.”
Bu yıl vergi beyannamesinde serbest çalışma gelirini beyan etti.
“A steady income provides financial security and peace of mind.”
Düzenli bir gelir, mali güvence ve gönül rahatlığı sağlar.
Eş anlamlılar