herb
//hɜːrb//
Çeviri
bitki, ot
Tanım
Herb, yemeklere lezzet katmak veya tıbbi amaçlarla kullanılan, genellikle yaprakları, çiçekleri veya tohumları değerlendirilen otsu bitkilere verilen addır. Mutfakta taze veya kurutulmuş olarak kullanılan bu bitkiler, yemeklerin aromasını zenginleştirir ve sağlık açısından çeşitli faydalar sunar. Örneğin nane, maydanoz, fesleğen ve kekik yaygın herb örnekleridir. Ayrıca geleneksel tıpta da sıkça tercih edilen bu bitkiler, çay olarak tüketilebilir veya doğrudan kullanılabilir. Bu kelimenin başka anlamları da vardır, örneğin botanikte odunsu olmayan bitkileri ifade eder.
Örnek
“She grows fresh herbs like basil and mint in her garden.”
Bahçesinde fesleğen ve nane gibi taze otlar yetiştiriyor.
“The recipe calls for a mixture of dried herbs.”
Tarif, kurutulmuş otlardan oluşan bir karışım gerektiriyor.
“Many herbs have medicinal properties that can aid digestion.”
Birçok bitkinin sindirime yardımcı olabilecek tıbbi özellikleri vardır.
“He added a pinch of herb to the soup for extra flavor.”
Çorbaya ekstra lezzet için bir tutam ot ekledi.
“The herbalist recommended a blend of herbs for stress relief.”
Bitki uzmanı, stresi azaltmak için bir bitki karışımı önerdi.
“Fresh herbs should be stored in the refrigerator to stay crisp.”
Taze otlar, taze kalmaları için buzdolabında saklanmalıdır.
“This tea is made from a variety of herbs, including chamomile and lavender.”
Bu çay, papatya ve lavanta da dahil olmak üzere çeşitli bitkilerden yapılır.
“The chef garnished the dish with a sprig of herb.”
Şef, yemeği bir dal ot ile süsledi.
“Some herbs can be grown indoors on a windowsill.”
Bazı otlar, pencere kenarında iç mekanda yetiştirilebilir.
“The ancient Egyptians used herbs in their embalming process.”
Eski Mısırlılar, mumyalama işlemlerinde bitkiler kullandılar.
Eş anlamlılar