global
//ˈɡloʊbl//
Çeviri
küresel
Tanım
Global, dünya çapında olan, tüm dünyayı kapsayan veya etkileyen anlamına gelir. Genellikle uluslararası boyuttaki konular, şirketler, sorunlar veya eğilimler için kullanılır. İş dünyasında, çevre biliminde ve teknolojide yaygındır; örneğin 'global warming' (küresel ısınma) veya 'global economy' (küresel ekonomi) gibi. Bu kelime aynı zamanda bir şeyin bütünsel veya kapsamlı olduğunu da ifade edebilir.
Örnek
“The company expanded its operations to become a global brand.”
Şirket, küresel bir marka olmak için faaliyetlerini genişletti.
“Global warming is one of the most pressing issues of our time.”
Küresel ısınma, çağımızın en acil sorunlarından biridir.
“She works for a global nonprofit organization that fights poverty.”
Yoksullukla mücadele eden küresel bir kar amacı gütmeyen kuruluşta çalışıyor.
“The internet has made global communication instant and accessible.”
İnternet, küresel iletişimi anlık ve erişilebilir hale getirdi.
“The pandemic had a global impact on health and economies.”
Pandemi, sağlık ve ekonomiler üzerinde küresel bir etki yarattı.
“Many students dream of studying at a global university with international programs.”
Birçok öğrenci, uluslararası programları olan küresel bir üniversitede okumayı hayal ediyor.
“Global trade agreements often involve complex negotiations between countries.”
Küresel ticaret anlaşmaları genellikle ülkeler arasında karmaşık müzakereleri içerir.
“The artist's work gained global recognition after the exhibition in Paris.”
Sanatçının çalışmaları, Paris'teki serginin ardından küresel tanınırlık kazandı.
“We need a global strategy to address climate change effectively.”
İklim değişikliğini etkili bir şekilde ele almak için küresel bir stratejiye ihtiyacımız var.
“The film's themes of love and loss resonated with a global audience.”
Filmin aşk ve kayıp temaları, küresel bir izleyici kitlesinde yankı buldu.
Eş anlamlılar