gap
//ɡæp//
Çeviri
boşluk, aralık
Tanım
Gap kelimesi, iki nesne, zaman dilimi veya kavram arasındaki boşluk veya farkı ifade eder. Genellikle fiziksel bir mesafeyi (örneğin iki duvar arasındaki boşluk) veya soyut bir ayrımı (örneğin bilgi eksikliği) belirtmek için kullanılır. Bu kelime, günlük konuşmalarda sıkça karşımıza çıkar; bir diş arasındaki boşluktan, bir projedeki zaman aralığına kadar pek çok bağlamda kullanılabilir. Ayrıca, 'generation gap' (kuşak farkı) gibi kalıplaşmış ifadelerde de yer alır. Gap, hem somut hem soyut durumlarda bir eksiklik veya ayrılık hissini taşır.
Örnek
“There is a small gap between the two shelves.”
İki raf arasında küçük bir boşluk var.
“She noticed a gap in her knowledge of history.”
Tarih bilgisinde bir boşluk olduğunu fark etti.
“The gap in the fence allowed the dog to escape.”
Çitteki boşluk, köpeğin kaçmasına izin verdi.
“We need to bridge the gap between theory and practice.”
Teori ve pratik arasındaki boşluğu kapatmamız gerekiyor.
“The gap between the rich and poor is growing wider.”
Zengin ve fakir arasındaki uçurum büyüyor.
“He left a gap in the conversation by not responding.”
Cevap vermeyerek konuşmada bir boşluk bıraktı.
“There is a five-year gap in his employment history.”
İş geçmişinde beş yıllık bir boşluk var.
“The gap in the clouds revealed the blue sky.”
Bulutlardaki boşluk mavi gökyüzünü ortaya çıkardı.
“She filled the gap in the market with her new product.”
Yeni ürünüyle pazardaki boşluğu doldurdu.
“The gap between the two buildings is only one meter.”
İki bina arasındaki boşluk sadece bir metre.
Eş anlamlılar