forehead
//ˈfɔːrɪd//
Çeviri
alın
Tanım
Forehead, insan yüzünde kaşların üstünde ve saç çizgisinin altında kalan düz ve geniş bölgedir. Yüzün üst kısmını oluşturan bu bölge, duyguların ifadesinde (örneğin şaşkınlık veya endişe anında kırışması) ve fiziksel temaslarda (öpücük veya el koyma gibi) önemli bir rol oynar. Günlük konuşmada sıkça kullanılan bu kelime, hem anatomik bir terim hem de mecazi anlamlarda (örneğin "alın teri" deyiminde olduğu gibi) yer alabilir. Bu kelimenin başka anlamları da vardır (örneğin bir şeyin ön kısmı), ancak burada en yaygın kullanımı olan yüz bölgesi anlamı ele alınmıştır.
Örnek
“She wiped the sweat from her forehead after the long run.”
Uzun koşudan sonra alnındaki teri sildi.
“His forehead was wrinkled with worry as he read the news.”
Haberi okurken alnı endişeyle kırıştı.
“The doctor gently touched my forehead to check for fever.”
Doktor ateşimi kontrol etmek için alnıma nazikçe dokundu.
“She has a high forehead that makes her look intelligent.”
Yüksek bir alnı var, bu da ona zeki bir görünüm veriyor.
“He kissed her forehead softly before saying goodbye.”
Veda etmeden önce alnını nazikçe öptü.
“The sun felt hot on my forehead as I walked along the beach.”
Sahilde yürürken güneş alnımda sıcak hissediliyordu.
“She applied sunscreen to her forehead to avoid sunburn.”
Güneş yanığından kaçınmak için alnına güneş kremi sürdü.
“His forehead was covered in scars from a childhood accident.”
Alnı çocukluk kazasından kalma yaralarla kaplıydı.
“The hat was too tight and left a red mark on his forehead.”
Şapka çok dardı ve alnında kırmızı bir iz bıraktı.
“She tilted her head back so the water could cool her forehead.”
Su alnını serinletsin diye başını geriye eğdi.
Eş anlamlılar