fever
//ˈfiːvər//
Çeviri
ateş
Tanım
Fever, vücut sıcaklığının normalin üzerine çıkması durumudur ve genellikle bir enfeksiyon veya hastalığa karşı vücudun verdiği tepkidir. Ateş, bağışıklık sisteminin aktif olduğunu gösterir ve çoğu zaman zararsız olsa da yüksek ateş tıbbi müdahale gerektirebilir. Günlük dilde 'fever' ayrıca aşırı heyecan veya tutkuyu ifade etmek için de kullanılır, ancak burada tıbbi anlamı ele alınmıştır.
Örnek
“She has a high fever and needs to see a doctor.”
Yüksek ateşi var ve bir doktora görünmesi gerekiyor.
“The child's fever broke after taking the medicine.”
İlacı aldıktan sonra çocuğun ateşi düştü.
“Fever is often accompanied by chills and sweating.”
Ateşe genellikle titreme ve terleme eşlik eder.
“He caught a fever after being out in the rain.”
Yağmurda dışarıda kaldıktan sonra ateşlendi.
“The nurse checked his temperature to confirm the fever.”
Hemşire ateşi doğrulamak için sıcaklığını ölçtü.
“A mild fever can help the body fight off infections.”
Hafif bir ateş, vücudun enfeksiyonlarla savaşmasına yardımcı olabilir.
“She stayed in bed all day because of the fever.”
Ateş yüzünden bütün gün yatakta kaldı.
“The doctor prescribed antibiotics to treat the fever.”
Doktor ateşi tedavi etmek için antibiyotik yazdı.
“Fever is a common symptom of the flu.”
Ateş, gribin yaygın bir belirtisidir.
“He felt weak and dizzy from the fever.”
Ateşten dolayı kendini zayıf ve baş dönmesi hissetti.
Eş anlamlılar