ferry
//ˈfɛri//
Çeviri
feribot
Tanım
Ferry, genellikle kısa mesafelerde yolcu ve araç taşıyan bir tür deniz veya göl aracıdır. Bu kelime, özellikle nehirler, koylar veya adalar arasında düzenli sefer yapan tekneler için kullanılır. Günlük dilde, bir noktadan diğerine toplu taşıma amacıyla hizmet veren bu gemilere feribot denir. Örneğin, İstanbul'da Avrupa ve Asya yakaları arasında çalışan vapurlar birer feribot türüdür. Bu kelimenin başka anlamları (örneğin, bir yeri feribotla geçmek fiili) da vardır, ancak burada en yaygın isim anlamı ele alınmıştır.
Örnek
“We took the ferry to the island early in the morning.”
Sabah erken saatlerde adaya feribotla geçtik.
“The ferry departs from the harbor every hour.”
Feribot limandan her saat kalkar.
“Cars are allowed on most ferries for a small fee.”
Çoğu feribota küçük bir ücret karşılığında arabalar kabul edilir.
“She waved goodbye as the ferry pulled away from the dock.”
Feribot rıhtımdan ayrılırken el sallayarak veda etti.
“The ferry ride was smooth and took only twenty minutes.”
Feribot yolculuğu pürüzsüzdü ve sadece yirmi dakika sürdü.
“During summer, the ferry service runs more frequently.”
Yaz aylarında feribot seferleri daha sık yapılır.
“He works as a captain on a passenger ferry.”
Bir yolcu feribotunda kaptan olarak çalışıyor.
“The ferry was crowded with tourists heading to the beach.”
Feribot, sahile giden turistlerle doluydu.
“We missed the last ferry and had to stay overnight.”
Son feribotu kaçırdık ve geceyi orada geçirmek zorunda kaldık.
“A new electric ferry will start operating next month.”
Gelecek ay yeni bir elektrikli feribot hizmete girecek.
Eş anlamlılar