favour
//ˈfeɪvər//
Çeviri
iyilik, iyilik yapmak, tercih etmek
Tanım
Favour kelimesi İngilizcede hem isim hem fiil olarak kullanılır. İsim olarak, birine yapılan iyilik, yardım veya destek anlamına gelir. Fiil olarak ise birini veya bir şeyi tercih etmek, kayırmak veya desteklemek demektir. Günlük konuşmalarda sıkça kullanılan bu kelime, özellikle birine yardım teklif ederken veya bir durumda taraf tutarken karşımıza çıkar. Örneğin, "Can you do me a favour?" (Bana bir iyilik yapabilir misin?) ifadesi yaygındır. Ayrıca resmi yazışmalarda da "in favour of" (lehine) kalıbıyla kullanılır. Bu kelimenin başka anlamları da vardır (örneğin, bir hediyelik eşya veya parti hediyesi olarak 'favour'), ancak burada en yaygın kullanım olan iyilik ve tercih etme anlamına odaklanılmıştır.
Örnek
“Could you do me a favour and pass the salt?”
Bana bir iyilik yapıp tuzu uzatabilir misin?
“She asked her friend for a favour to help with the move.”
Taşınmaya yardım etmesi için arkadaşından bir iyilik istedi.
“The judge ruled in favour of the defendant.”
Hakim sanık lehine karar verdi.
“I favour the blue dress over the red one.”
Kırmızı olana kıyasla mavi elbiseyi tercih ediyorum.
“He did me a great favour by lending me his car.”
Arabasını bana ödünç vererek büyük bir iyilik yaptı.
“The committee voted in favour of the new policy.”
Komite yeni politika lehine oy kullandı.
“Can I ask you a small favour?”
Senden küçük bir iyilik isteyebilir miyim?
“She always favours her youngest child.”
Her zaman en küçük çocuğunu kayırır.
“The weather favoured our outdoor picnic.”
Hava, açık hava pikniğimizi destekledi (iyi gitti).
“He returned the favour by helping me with my homework.”
Ödevime yardım ederek iyiliğimin karşılığını verdi.
Eş anlamlılar