eager
//ˈiːɡər//
Çeviri
hevesli, istekli
Tanım
Eager, bir şeyi yapmak veya bir şeye sahip olmak için güçlü bir arzu ve heyecan duyan kişiyi tanımlar. Genellikle olumlu bir beklenti ve sabırsızlık içerir. Örneğin, yeni bir işe başlamak, bir etkinliğe katılmak veya birini görmek için duyulan yoğun isteği ifade eder. Bu kelime, kişinin içsel motivasyonunun yüksek olduğu durumlarda kullanılır ve genellikle günlük konuşmalarda sıkça yer alır.
Örnek
“She was eager to start her new job.”
Yeni işine başlamak için hevesliydi.
“The children were eager to open their presents.”
Çocuklar hediyelerini açmak için sabırsızlanıyordu.
“He is always eager to learn new things.”
Her zaman yeni şeyler öğrenmeye isteklidir.
“They were eager to meet the famous author.”
Ünlü yazarla tanışmak için hevesliydiler.
“The dog wagged its tail, eager for a walk.”
Köpek kuyruğunu sallıyor, yürüyüşe çıkmak için sabırsızlanıyordu.
“We are eager to see the results of the experiment.”
Deneyin sonuçlarını görmek için sabırsızlanıyoruz.
“She gave an eager nod when asked if she wanted to join.”
Katılmak isteyip istemediği sorulduğunda hevesle başını salladı.
“The students were eager to ask questions after the lecture.”
Öğrenciler dersten sonra soru sormak için hevesliydi.
“He was eager to prove himself in the competition.”
Yarışmada kendini kanıtlamak için istekliydi.
“They are eager for the holidays to begin.”
Tatilin başlaması için sabırsızlanıyorlar.
Eş anlamlılar