disadvantage

//ˌdɪsədˈvɑːntɪdʒ//

İsimler
B1

Çeviri

dezavantaj

Tanım

Disadvantage, bir durumun, planın veya kararın olumsuz yönünü, kişiyi veya grubu zor durumda bırakan özelliğini ifade eder. Genellikle bir fırsatın veya seçeneğin getirdiği eksiklik, engel veya kayıp anlamında kullanılır. Günlük hayatta bir işin, ürünün veya yaşam koşulunun istenmeyen taraflarını tanımlarken sıkça başvurulan bir terimdir. Örneğin, bir iş teklifinin yüksek maaş gibi avantajları olabilirken, uzun çalışma saatleri dezavantaj olarak öne çıkabilir. Bu kelime, karşılaştırma yaparken veya bir seçimin sonuçlarını değerlendirirken kullanılır. Ayrıca, bir kişinin yetenekleri veya kaynakları açısından geride olması durumunu da tanımlayabilir; örneğin, dil bariyeri bir öğrenci için akademik dezavantaj yaratabilir.

Örnek

  • Living in a remote area has the disadvantage of limited access to healthcare.

    Uzak bir bölgede yaşamanın dezavantajı, sağlık hizmetlerine sınırlı erişimdir.

  • One major disadvantage of online shopping is not being able to try on clothes.

    Online alışverişin en büyük dezavantajlarından biri, kıyafetleri deneyememektir.

  • His lack of experience was a disadvantage during the job interview.

    Deneyim eksikliği, iş görüşmesi sırasında bir dezavantajdı.

  • The team played well, but the rainy weather put them at a disadvantage.

    Takım iyi oynadı ama yağmurlu hava onları dezavantajlı duruma düşürdü.

  • A disadvantage of public transportation is the lack of flexibility in schedules.

    Toplu taşımanın bir dezavantajı, programlarda esneklik olmamasıdır.

  • She considered the high cost as the main disadvantage of studying abroad.

    Yüksek maliyeti, yurtdışında okumanın ana dezavantajı olarak değerlendirdi.

  • Being shorter than average can be a disadvantage in professional basketball.

    Ortalamadan kısa olmak, profesyonel basketbolda bir dezavantaj olabilir.

  • The disadvantage of this software is its slow performance on older computers.

    Bu yazılımın dezavantajı, eski bilgisayarlarda yavaş çalışmasıdır.

  • Not speaking the local language put him at a serious disadvantage.

    Yerel dili konuşamaması onu ciddi bir dezavantaja soktu.

  • Every advantage has its corresponding disadvantage in this complex system.

    Bu karmaşık sistemde her avantajın karşılığında bir dezavantaj vardır.

Eş anlamlılar

sakınca
eksiklik
olumsuz yön
engel
mahzur

İlgili kelimeler

bear

taşımak, katlanmak

Fiiller
Animals

Bear fiili, bir şeyi fiziksel olarak taşımak veya bir duruma, acıya, zorluğa katlanmak anlamına gelir. Bu kullanımda genellikle bir yükü, sorumluluğu veya olumsuz bir durumu üstlenmeyi ifade eder. Örn…

bug

yazılım hatası

İsimler
Animals

Bug, yazılım geliştirme sürecinde ortaya çıkan ve programın beklenen şekilde çalışmasını engelleyen bir hatadır. Genellikle kodlama hataları, mantık yanlışları veya sistem etkileşimlerinden kaynaklanı…

mouth

ağız (bir şeyin girişi)

İsimler
The body and the face

Mouth kelimesi, bir nesnenin veya alanın iç kısmına açılan giriş veya delik anlamında kullanılır. Özellikle mağara, şişe, nehir veya boru gibi şeylerin dışarıya açılan kısmını ifade eder. Bu kullanım,…

coat

kaplamak

Fiiller
Clothes

Coat fiili, bir yüzeyi ince bir tabaka ile örtmek veya kaplamak anlamına gelir. Genellikle boya, vernik, şeker veya çikolata gibi malzemelerle bir nesnenin dış yüzeyini tamamen veya kısmen kaplamak iç…

shorts

kısa film

İsimler
Clothes

Shorts, genellikle 40 dakikadan kısa süreli, bağımsız yapımlar veya büyük film projelerinin yan ürünü olarak çekilen kısa filmleri ifade eder. Bu terim, özellikle film festivallerinde ve dijital platf…

skirt

etek (coğrafya), kenar

İsimler
Clothes

Skirt, coğrafyada bir dağ veya tepenin alt kısmındaki eğimli yüzeyi veya bir yerleşimin çevresindeki alanı ifade eder. Genellikle bir yükseltinin tabanından başlayarak çevreye doğru yayılan bölgeyi ta…

sock

yumruk atmak

Fiiller
Clothes

"Sock" fiili, birine yumrukla vurmak anlamına gelir. Genellikle ani, sert ve beklenmedik bir yumruk atma eylemini ifade eder. Günlük konuşma dilinde kullanılır ve fiziksel bir saldırıyı betimler.

kiwi

Yeni Zelandalı

İsimler
Food and drink

Kiwi, Yeni Zelanda vatandaşı veya bu ülkede doğup büyümüş kişilere verilen yaygın bir takma addır. Genellikle günlük konuşmalarda ve resmi olmayan bağlamlarda kullanılır; Yeni Zelandalıların kendileri…

armchair

koltuk

İsimler
The home

Armchair, genellikle kumaş veya deri kaplı, kol dayama yerleri olan, tek kişilik rahat bir oturma mobilyasıdır. Evlerde oturma odalarında, çalışma odalarında veya kütüphanelerde dinlenmek, kitap okuma…

tablet

tablet (elektronik cihaz)

İsimler
The home

Tablet, dokunmatik ekranlı, genellikle akıllı telefon ile dizüstü bilgisayar arasında boyuta sahip taşınabilir bir elektronik cihazdır. İnternette gezinme, uygulama kullanma, video izleme ve okuma gib…