disabled
//dɪsˈeɪbəld//
Çeviri
engelli
Tanım
Engelli kelimesi, fiziksel veya zihinsel bir kısıtlama nedeniyle belirli aktiviteleri tam olarak yapamayan kişileri tanımlar. Bu terim, genellikle bir kişinin toplumsal yaşama katılımını etkileyen kalıcı veya geçici durumlar için kullanılır. Günlük dilde, bir sistemin veya özelliğin kullanılamaz hale getirildiği durumlar için de mecazi olarak kullanılabilir (örneğin, 'disabled account'). Engelli bireylerin hakları ve topluma entegrasyonu, modern toplumlarda önemli bir konudur.
Örnek
“The building has a ramp for disabled visitors.”
Bina, engelli ziyaretçiler için bir rampa içeriyor.
“She works as an advocate for disabled children.”
Engelli çocuklar için savunucu olarak çalışıyor.
“My grandfather became disabled after the accident.”
Dedem kazadan sonra engelli hale geldi.
“The website offers a text-only version for disabled users.”
Web sitesi, engelli kullanıcılar için yalnızca metin içeren bir sürüm sunuyor.
“Disabled parking spaces are located near the entrance.”
Engelli park yerleri girişe yakın bir konumda bulunuyor.
“He uses a wheelchair because he is physically disabled.”
Fiziksel olarak engelli olduğu için tekerlekli sandalye kullanıyor.
“The school has special programs for disabled students.”
Okulun engelli öğrenciler için özel programları var.
“Many public transport systems are not accessible to disabled people.”
Birçok toplu taşıma sistemi engelli insanlar için erişilebilir değil.
“She was born disabled but never let it limit her dreams.”
Engelli doğdu ama bunun hayallerini sınırlamasına asla izin vermedi.
“The new law aims to improve employment opportunities for disabled individuals.”
Yeni yasa, engelli bireyler için istihdam fırsatlarını iyileştirmeyi amaçlıyor.
Eş anlamlılar