delay
//dɪˈleɪ//
Çeviri
gecikme, geciktirmek
Tanım
Delay, bir şeyin planlanan veya beklenen zamandan daha sonra gerçekleşmesi durumudur. Hem isim (bir gecikme) hem de fiil (geciktirmek) olarak kullanılır. Genellikle zamanla ilgili aksaklıkları, ertelemeleri veya yavaşlamaları ifade eder. Örneğin, bir uçuşun hava koşulları nedeniyle geç kalkması bir delay'dir. Günlük hayatta trafik, proje teslimleri veya randevular gibi birçok bağlamda karşımıza çıkar. Bu kelime, bir eylemin kasıtlı olarak ertelenmesi (örneğin bir kararı geciktirmek) veya beklenmedik bir engel nedeniyle gecikmesi anlamında da kullanılabilir.
Örnek
“The flight was delayed by two hours due to bad weather.”
Kötü hava koşulları nedeniyle uçuş iki saat gecikti.
“Please don't delay your payment; the deadline is tomorrow.”
Ödemenizi geciktirmeyin lütfen; son tarih yarın.
“There was a long delay at the train station because of a signal failure.”
Sinyal arızası nedeniyle tren istasyonunda uzun bir gecikme oldu.
“He decided to delay his trip until next month.”
Seyahatini gelecek aya ertelemeye karar verdi.
“The project faced several delays due to budget issues.”
Proje, bütçe sorunları nedeniyle birkaç kez gecikme yaşadı.
“We should not delay making a decision on this matter.”
Bu konuda karar vermeyi geciktirmemeliyiz.
“The email delivery was delayed by a server error.”
E-posta teslimatı bir sunucu hatası nedeniyle gecikti.
“She apologized for the delay in responding to my message.”
Mesajıma yanıt vermedeki gecikme için özür diledi.
“The train delay caused many passengers to miss their connections.”
Tren gecikmesi birçok yolcunun bağlantılarını kaçırmasına neden oldu.
“If you delay too long, the opportunity might be lost.”
Çok fazla geciktirirseniz, fırsat kaçabilir.
Eş anlamlılar