decision
//dɪˈsɪʒən//
Çeviri
karar
Tanım
Decision, bir konuda seçenekler arasından bir tercih yapma eylemi veya bu tercihin sonucunda varılan yargıdır. Günlük hayatta küçük seçimlerden (ne giyeceğine karar vermek) büyük yaşamsal dönüm noktalarına (iş değiştirme kararı) kadar geniş bir kullanım alanı vardır. Bu kelime genellikle bir düşünme, değerlendirme sürecinin ardından gelen kesin bir sonucu ifade eder. İş, hukuk, eğitim ve kişisel yaşam gibi birçok alanda sıkça kullanılır. Karar vermek, bazen hızlı ve sezgisel olabilirken bazen de uzun analiz ve tartışmalar gerektirir.
Örnek
“She made a difficult decision to move abroad for her career.”
Kariyeri için yurt dışına taşınma gibi zor bir karar verdi.
“The committee reached a unanimous decision after hours of debate.”
Komite saatlerce süren tartışmanın ardından oybirliğiyle bir karara vardı.
“His decision to quit smoking improved his health dramatically.”
Sigarayı bırakma kararı sağlığını önemli ölçüde iyileştirdi.
“We need to make a decision about the project deadline by tomorrow.”
Proje teslim tarihiyle ilgili yarına kadar bir karar vermemiz gerekiyor.
“The judge's decision was final and could not be appealed.”
Hakimin kararı kesindi ve temyiz edilemezdi.
“Choosing a university was one of the biggest decisions of her life.”
Bir üniversite seçmek hayatının en büyük kararlarından biriydi.
“He regretted his hasty decision to sell the house.”
Evi satma konusundaki acele kararından pişman oldu.
“The board will announce its decision regarding the merger next week.”
Yönetim kurulu, birleşmeyle ilgili kararını gelecek hafta açıklayacak.
“Her decision to study medicine was influenced by her father's career.”
Tıp okuma kararı babasının kariyerinden etkilenmişti.
“Making a quick decision in an emergency can save lives.”
Acil bir durumda hızlı karar vermek hayat kurtarabilir.
Eş anlamlılar