dawn
//dɔːn//
Çeviri
şafak
Tanım
Güneşin doğuşundan hemen önce gökyüzünde beliren ilk ışık; günün aydınlanmaya başladığı an. 'Dawn' kelimesi genellikle sabahın erken saatlerinde, gecenin sona erip gündüzün başladığı zaman dilimini ifade eder. Mecazi anlamda bir şeyin başlangıcını veya yeni bir dönemin habercisi olarak da kullanılabilir. Günlük dilde 'at dawn' (şafakta) veya 'dawn breaks' (şafak söker) gibi kalıplarla sıkça karşılaşılır.
Örnek
“We woke up at dawn to watch the sunrise.”
Gün doğumunu izlemek için şafakta uyandık.
“The birds start singing at dawn.”
Kuşlar şafakta ötmeye başlar.
“She has been working since dawn.”
Şafaktan beri çalışıyor.
“Dawn broke over the mountains.”
Dağların üzerinde şafak söktü.
“The army attacked at dawn.”
Ordu şafakta saldırdı.
“I love the quiet hours before dawn.”
Şafaktan önceki sessiz saatleri severim.
“The dawn of a new era is upon us.”
Yeni bir çağın şafağı üzerimizde.
“They set off at dawn to avoid the heat.”
Sıcaktan kaçınmak için şafakta yola çıktılar.
“The sky turned pink at dawn.”
Şafakta gökyüzü pembeleşti.
“From dawn to dusk, he worked in the fields.”
Şafaktan akşama kadar tarlada çalıştı.
Eş anlamlılar