crust
//krʌst//
Çeviri
kabuk
Tanım
Crust, bir şeyin dış katmanını veya sert yüzeyini ifade eden bir kelimedir. En yaygın kullanımı, ekmeğin veya pizzanın dış kısmıdır. Fırında pişen hamurun üzerinde oluşan bu altın rengi, çıtır tabaka, yiyeceğin dokusunu ve lezzetini belirler. Ayrıca Dünya'nın en dış katmanı olan yer kabuğu (Earth's crust) için de kullanılır; bu bağlamda gezegenin yüzeyini oluşturan katı kaya tabakasını tanımlar. Günlük hayatta genellikle yiyeceklerle ilgili olarak karşımıza çıkar.
Örnek
“The crust of this bread is perfectly golden and crispy.”
Bu ekmeğin kabuğu mükemmel bir şekilde altın rengi ve çıtır çıtır.
“She always cuts off the crust from her sandwich.”
Sandviçinin kabuğunu her zaman keser.
“The pizza crust was too thick for my taste.”
Pizza kabuğu benim zevkime göre çok kalındı.
“Geologists study the Earth's crust to understand plate tectonics.”
Jeologlar, levha tektoniğini anlamak için Dünya'nın kabuğunu inceler.
“A thin crust of ice formed on the puddle overnight.”
Bir gecede su birikintisinin üzerinde ince bir buz kabuğu oluştu.
“He prefers the soft part of the bread over the crust.”
Ekmeğin kabuğundan çok yumuşak kısmını tercih eder.
“The pie crust was flaky and buttery.”
Turta kabuğu pul pul ve tereyağlıydı.
“Volcanic activity brings minerals from deep within the crust to the surface.”
Volkanik aktivite, kabuğun derinliklerinden yüzeye mineraller getirir.
“The crust of the cheese tart was slightly burnt.”
Peynirli tartın kabuğu hafifçe yanmıştı.
“Some people eat the crust of the pizza last.”
Bazı insanlar pizzanın kabuğunu en son yer.
Eş anlamlılar