confidence
//ˈkɑːnfɪdəns//
Çeviri
güven
Tanım
Confidence, bir kişinin kendine, yeteneklerine veya bir duruma duyduğu güven ve inançtır. Genellikle olumlu bir öz değerlendirme ve risk alma isteğiyle ilişkilendirilir. Bu kelime, hem kişisel özgüven (self-confidence) hem de başkalarına veya bir sonuca duyulan güven anlamında kullanılır. Günlük hayatta, iş hayatında ve sosyal ilişkilerde sıkça karşılaşılan bir kavramdır. Bir kişinin kendine güvenmesi, başarıya ulaşmasında önemli bir faktör olabilir. Ayrıca, birine güven duymak, o kişinin dürüst ve yetkin olduğuna inanmayı gerektirir.
Örnek
“She spoke with confidence during the presentation.”
Sunum sırasında güvenle konuştu.
“His confidence in his abilities helped him win the competition.”
Yeteneklerine olan güveni, yarışmayı kazanmasına yardımcı oldu.
“Building confidence takes time and practice.”
Güven oluşturmak zaman ve pratik gerektirir.
“The team has full confidence in their coach.”
Takım, koçlarına tam güven duyuyor.
“Lack of confidence can hold you back in life.”
Güven eksikliği hayatta sizi geri tutabilir.
“He answered the question with quiet confidence.”
Soruyu sessiz bir güvenle yanıtladı.
“Her confidence grew as she learned new skills.”
Yeni beceriler öğrendikçe güveni arttı.
“We need to have confidence in the process.”
Sürece güven duymamız gerekiyor.
“Confidence is key to effective communication.”
Güven, etkili iletişimin anahtarıdır.
“Despite the setbacks, he never lost his confidence.”
Aksiliklere rağmen, güvenini asla kaybetmedi.
Eş anlamlılar