coach
//koʊtʃ//
Çeviri
otobüs, vagon
Tanım
Coach, İngilizcede genellikle şehirlerarası veya uzun mesafe yolculuklarında kullanılan büyük, konforlu bir otobüs türünü ifade eder. Ayrıca trenlerdeki yolcu vagonları için de kullanılır. Bu kelime, toplu taşıma bağlamında sıkça karşımıza çıkar ve genellikle standart otobüslerden daha lüks veya uzun yolculuklara uygun araçları tanımlar. Örneğin, turistik gezilerde veya şehirler arası seyahatlerde tercih edilen bir ulaşım aracıdır.
Örnek
“We took a coach from London to Edinburgh.”
Londra'dan Edinburgh'a bir otobüsle gittik.
“The coach arrived at the station at 10 a.m.”
Otobüs istasyona sabah 10'da vardı.
“She prefers traveling by coach because it's cheaper than the train.”
Trenden daha ucuz olduğu için otobüsle seyahat etmeyi tercih ediyor.
“The coach was fully booked for the holiday weekend.”
Tatil hafta sonu için otobüs tamamen doluydu.
“They hired a private coach for the school trip.”
Okul gezisi için özel bir otobüs kiraladılar.
“The train has both first-class and standard coaches.”
Trende hem birinci sınıf hem de standart vagonlar var.
“We sat in the last coach of the train.”
Trenin son vagonunda oturduk.
“The coach driver stopped for a break every two hours.”
Otobüs şoförü her iki saatte bir mola verdi.
“A coach tour of the countryside is very popular among tourists.”
Kırsal bölgenin otobüs turu turistler arasında çok popülerdir.
“The luggage compartment under the coach was spacious.”
Otobüsün altındaki bagaj bölmesi genişti.
Eş anlamlılar
Diğer anlamlar
- A2antrenör, koçBu anlama git
- B1otobüs, vagon(bu sayfa)