cemetery
//ˈseməteri//
Çeviri
mezarlık
Tanım
Cemetery, ölülerin gömüldüğü, genellikle duvarlarla çevrili, bakımlı bir alandır. Mezarlıklar, kültürel ve dini ritüellerin bir parçası olarak, sevdiklerini anmak ve saygı göstermek için kullanılır. Şehir içinde veya dışında olabilir; bazıları tarihi eser niteliği taşır. Bu kelime, genellikle huzurlu ve sessiz bir ortamı çağrıştırır. Günlük konuşmada 'mezarlık' olarak geçer ve resmi metinlerde de aynı anlamda kullanılır.
Örnek
“The old cemetery is located on a hill overlooking the town.”
Eski mezarlık, kasabaya bakan bir tepenin üzerinde yer alıyor.
“Every year, they visit the cemetery to lay flowers on their grandmother's grave.”
Her yıl, büyükannelerinin mezarına çiçek koymak için mezarlığı ziyaret ederler.
“The cemetery was quiet, with only the sound of birds breaking the silence.”
Mezarlık sessizdi, sadece kuş sesleri sessizliği bozuyordu.
“A new section of the cemetery was opened for burials last spring.”
Geçen bahar, mezarlığın yeni bir bölümü definler için açıldı.
“The historical cemetery attracts many tourists interested in local history.”
Tarihi mezarlık, yerel tarihe ilgi duyan birçok turisti çeker.
“They held a small ceremony at the cemetery to honor the fallen soldiers.”
Düşen askerleri onurlandırmak için mezarlıkta küçük bir tören düzenlediler.
“The cemetery caretaker mows the grass every week to keep it tidy.”
Mezarlık bekçisi, düzenli tutmak için her hafta çimleri biçer.
“Walking through the cemetery at dusk gave her an eerie feeling.”
Akşam karanlığında mezarlıkta yürümek ona ürkütücü bir his verdi.
“The city council decided to expand the cemetery due to lack of space.”
Belediye meclisi, yer olmaması nedeniyle mezarlığı genişletmeye karar verdi.
“Many ancient cemeteries contain elaborate tombstones and sculptures.”
Birçok antik mezarlık, süslü mezar taşları ve heykeller içerir.
Eş anlamlılar