case
//keɪs//
Çeviri
dava
Tanım
Case, hukuk alanında bir mahkeme önünde çözülmek üzere açılan hukuki uyuşmazlık veya iddiadır. Bu terim, ceza veya hukuk mahkemelerinde görülen her türlü resmi yargı sürecini ifade eder. Örneğin, bir kişinin suçlandığı bir ceza davası veya iki taraf arasındaki anlaşmazlığın çözüldüğü bir hukuk davası olabilir. Genellikle avukatlar, hakimler ve jüri üyeleri tarafından ele alınan bu süreç, delillerin sunulması ve karar verilmesiyle sonuçlanır. Günlük kullanımda, bir davanın açılması, görülmesi veya sonuçlanması gibi ifadelerle karşımıza çıkar.
Örnek
“The lawyer presented new evidence in the case.”
Avukat davada yeni deliller sundu.
“The judge dismissed the case due to lack of evidence.”
Hakim, delil yetersizliği nedeniyle davayı reddetti.
“She won her case against the company for unfair dismissal.”
Haksız işten çıkarılma nedeniyle şirkete karşı açtığı davayı kazandı.
“The murder case has been ongoing for over a year.”
Cinayet davası bir yılı aşkın süredir devam ediyor.
“The prosecutor decided to drop the case.”
Savcı davayı düşürmeye karar verdi.
“This is a landmark case that will set a precedent.”
Bu, emsal teşkil edecek çığır açıcı bir davadır.
“The court will hear the case next Monday.”
Mahkeme davayı önümüzdeki Pazartesi günü görecek.
“He hired a top attorney to handle his case.”
Davasını yürütmesi için üst düzey bir avukat tuttu.
“The case was settled out of court.”
Dava mahkeme dışında çözüldü.
“The defendant's case was weak from the start.”
Sanığın davası en başından zayıftı.
Eş anlamlılar
Diğer anlamlar
- A2durum, halBu anlama git
- B1dava (hukuk)(bu sayfa)
- B1kutu, çantaBu anlama git
- B2örnek olay, vakaBu anlama git