campus
//ˈkæmpəs//
Çeviri
kampüs
Tanım
Campus, bir üniversite, okul veya benzer bir kurumun binalarının, bahçelerinin ve diğer tesislerinin bulunduğu, genellikle belirli bir alanı kaplayan yerleşkeyi ifade eder. Özellikle eğitim kurumlarının derslikler, kütüphaneler, yurtlar, spor alanları ve sosyal tesisler gibi birimlerini içeren bu alan, öğrencilerin ve personelin günlük yaşamını sürdürdüğü merkezi bir yerdir. Kampüs, sadece fiziksel bir mekân değil, aynı zamanda akademik ve sosyal etkileşimlerin yoğun olduğu bir ortamdır. Genellikle şehir dışında veya şehir içinde ayrılmış bir bölgede bulunabilir; bazı kampüsler büyük yeşil alanlara sahipken, bazıları daha kompakt yapıdadır. Bu kelime, eğitim bağlamında sıkça kullanılır ve bir kurumun tüm fiziksel varlığını kapsayabilir.
Örnek
“The university campus is located on the outskirts of the city.”
Üniversite kampüsü şehrin kenarında yer almaktadır.
“Students often gather on the campus lawn to study or relax.”
Öğrenciler genellikle kampüs çimlerinde ders çalışmak veya dinlenmek için toplanır.
“The new library on campus opened last semester.”
Kampüsteki yeni kütüphane geçen dönem açıldı.
“She lives in a dormitory right on campus.”
Kampüsün içinde bir yurtta kalıyor.
“The campus security patrols the area 24 hours a day.”
Kampüs güvenliği bölgeyi günde 24 saat devriye gezer.
“Many events are held on campus during the welcome week.”
Karşılama haftasında kampüste birçok etkinlik düzenlenir.
“The campus has a large sports complex with a swimming pool.”
Kampüste yüzme havuzlu büyük bir spor kompleksi bulunuyor.
“He prefers to walk across campus rather than take the shuttle bus.”
Servis otobüsüne binmek yerine kampüsü yürüyerek geçmeyi tercih ediyor.
“The campus is known for its beautiful gardens and historic buildings.”
Kampüs, güzel bahçeleri ve tarihi binalarıyla tanınır.
“During the summer, the campus becomes quiet as most students leave.”
Yaz aylarında, çoğu öğrenci ayrıldığı için kampüs sessizleşir.
Eş anlamlılar