bullet
//ˈbʊlɪt//
Çeviri
mermi
Tanım
Bullet (mermi), bir ateşli silahtan fırlatılan, genellikle metalden yapılmış küçük ve sert bir mermi çekirdeğidir. Kelime, en yaygın olarak silah mühimmatı bağlamında kullanılır. Mermiler, tabanca, tüfek veya makineli tüfek gibi silahlardan ateşlenir ve yüksek hızla hedefe doğru ilerler. Günlük dilde "bullet" ayrıca, bir listedeki madde işareti (bullet point) veya çok hızlı giden bir nesne için mecazi anlamda da kullanılabilir, ancak burada temel anlamı olan silah mühimmatı ele alınmıştır. Mermi kelimesi, askeriye, avcılık, polislik ve spor atıcılığı gibi alanlarda sıkça geçer. Ayrıca "bite the bullet" (dişini sıkıp katlanmak) gibi deyimlerde de yer alır.
Örnek
“The soldier loaded a bullet into the chamber of his rifle.”
Asker, tüfeğinin namlusuna bir mermi sürdü.
“A single bullet can travel at speeds over 2,000 feet per second.”
Tek bir mermi, saniyede 2.000 fitin üzerinde hızlarla gidebilir.
“The detective found a spent bullet casing at the crime scene.”
Dedektif, olay yerinde kullanılmış bir mermi kovanı buldu.
“He ducked behind the wall just as a bullet whizzed past his ear.”
Bir mermi kulağının yanından vızıldayarak geçerken duvarın arkasına eğildi.
“The hunter carefully aimed and fired a bullet at the deer.”
Avcı dikkatlice nişan aldı ve geyiğe bir mermi ateşledi.
“Armor-piercing bullets are designed to penetrate hard targets.”
Zırh delici mermiler, sert hedefleri delmek için tasarlanmıştır.
“She felt a sharp pain as the bullet grazed her arm.”
Mermi kolunu sıyırınca keskin bir acı hissetti.
“The gun jammed because a bullet was stuck in the barrel.”
Namluya bir mermi sıkıştığı için silah tutukluk yaptı.
“In the movie, the hero dodges bullets in slow motion.”
Filmde kahraman, ağır çekimde mermilerden kaçıyor.
“The forensic team matched the bullet to the suspect's gun.”
Adli tıp ekibi, mermiyi şüphelinin silahıyla eşleştirdi.
Eş anlamlılar