bull
//bʊl//
Çeviri
boğa
Tanım
Boğa, sığır türünün erkeği olan, genellikle büyük, güçlü ve boynuzlu bir hayvandır. Tarımda iş gücü olarak kullanıldığı gibi, et ve süt üretimi için de yetiştirilir. Boğalar, saldırganlıkları ve güçleriyle bilinir; bu nedenle boğa güreşleri gibi geleneksel etkinliklerde yer alırlar. Ayrıca, sembolik olarak gücü, inatçılığı ve verimliliği temsil eder. Bu kelimenin finansal piyasalarda 'yükseliş trendi' gibi başka anlamları da vardır.
Örnek
“The bull charged at the red flag in the arena.”
Boğa, arenadaki kırmızı bayrağa saldırdı.
“Farmers use a bull to breed with the cows on the farm.”
Çiftçiler, çiftlikteki ineklerle çiftleştirmek için bir boğa kullanır.
“A large bull stood calmly in the middle of the pasture.”
Büyük bir boğa, otlağın ortasında sakin bir şekilde duruyordu.
“The bull market has made many investors wealthy this year.”
Boğa piyasası bu yıl birçok yatırımcıyı zengin etti.
“He was as stubborn as a bull when it came to changing his mind.”
Fikrini değiştirme konusunda bir boğa kadar inatçıydı.
“The bull escaped from the pen and ran into the forest.”
Boğa ağıldan kaçtı ve ormana koştu.
“In Spanish culture, the running of the bulls is a famous festival.”
İspanyol kültüründe, boğaların koşusu ünlü bir festivaldir.
“The bull weighed over a ton and was the largest in the herd.”
Boğa bir tondan fazla ağırlığındaydı ve sürüdeki en büyüktü.
“She avoided the bull by climbing over the fence quickly.”
Boğadan hızla çitin üzerinden tırmanarak kaçındı.
“The bull's powerful muscles rippled as it moved across the field.”
Boğanın güçlü kasları, tarlada hareket ederken dalgalanıyordu.
Eş anlamlılar