bulb
//bʌlb//
Çeviri
ampul
Tanım
Bulb, genellikle camdan yapılan ve içinden elektrik akımı geçirilerek ışık üreten bir aydınlatma aracıdır. Günlük hayatta evlerde, iş yerlerinde ve sokak aydınlatmalarında yaygın olarak kullanılır. Ampulün içindeki filaman veya LED teknolojisi sayesinde elektrik enerjisi ışığa dönüşür. Bu kelime aynı zamanda soğan gibi bitkilerin toprak altındaki yumru kısmını da ifade edebilir, ancak burada en yaygın anlamı olan aydınlatma ampulü ele alınmıştır.
Örnek
“The bulb in the living room burned out, so we need to replace it.”
Oturma odasındaki ampul patladı, bu yüzden onu değiştirmemiz gerekiyor.
“She screwed the new bulb into the lamp carefully.”
Yeni ampulü lambaya dikkatlice taktı.
“LED bulbs are more energy-efficient than traditional ones.”
LED ampuller geleneksel olanlardan daha enerji verimlidir.
“Can you turn off the light? The bulb is too bright for my eyes.”
Işığı kapatabilir misin? Ampul gözlerim için çok parlak.
“He changed the bulb in the hallway because it was flickering.”
Koridordaki ampulü değiştirdi çünkü titriyordu.
“The bulb exploded with a loud pop when we turned on the switch.”
Anahtarı çevirdiğimizde ampul yüksek bir patlama sesiyle patladı.
“I prefer warm white bulbs for a cozy atmosphere in the bedroom.”
Yatak odasında sıcak bir atmosfer için sıcak beyaz ampulleri tercih ederim.
“The store sells various types of bulbs, including halogen and fluorescent.”
Mağaza, halojen ve floresan dahil olmak üzere çeşitli ampul türleri satıyor.
“A broken bulb should be disposed of properly to avoid injury.”
Kırık bir ampul, yaralanmayı önlemek için uygun şekilde atılmalıdır.
“The dimmer switch allows you to adjust the brightness of the bulb.”
Dimmer anahtarı, ampulün parlaklığını ayarlamanıza olanak tanır.
Eş anlamlılar