brass
//bræs//
Çeviri
pirinç
Tanım
Brass, bakır ve çinko alaşımından oluşan, sarı renkli, dayanıklı ve parlak bir metaldir. Genellikle müzik aletleri (örneğin trompet, borazan), dekoratif eşyalar, musluklar, kapı kolları ve süs eşyalarının yapımında kullanılır. Pirinç, kolay şekillendirilebilir ve oksitlenmeye karşı dirençlidir; bu nedenle hem endüstride hem de sanatta yaygındır. Günlük hayatta parlaklığı ve sağlamlığı ile bilinir; zamanla kararma yapabilir ancak cilalanarak eski parlaklığına kavuşturulabilir.
Örnek
“The old lamp was made of solid brass.”
Eski lamba katı pirinçten yapılmıştı.
“She polished the brass doorknob until it shone.”
Pirinç kapı kolunu parlayana kadar cilaladı.
“Brass instruments produce a loud, bright sound.”
Pirinç enstrümanlar yüksek ve parlak bir ses üretir.
“The trophy was a golden brass cup on a wooden base.”
Kupa, ahşap bir taban üzerinde altın rengi bir pirinç kadehti.
“Many antique clocks have brass gears inside.”
Birçok antika saatin içinde pirinç dişliler bulunur.
“He bought a brass keychain as a souvenir from the market.”
Pazardan hatıra olarak pirinç bir anahtarlık aldı.
“The church's brass bell rang every Sunday morning.”
Kilisenin pirinç çanı her Pazar sabahı çalardı.
“Brass is often used for plumbing fittings because it resists corrosion.”
Pirinç, korozyona dayanıklı olduğu için genellikle tesisat bağlantı parçalarında kullanılır.
“The artist created a beautiful sculpture from recycled brass.”
Sanatçı, geri dönüştürülmüş pirinçten güzel bir heykel yarattı.
“He wore a brass button on his blazer for the ceremony.”
Tören için ceketinde pirinç bir düğme taktı.
Eş anlamlılar