boot
//buːt//
Çeviri
bagaj
Tanım
Boot, bir aracın arka kısmında bulunan ve eşya taşımak için kullanılan kapalı bölmeye verilen addır. Genellikle araba, kamyon veya SUV gibi araçlarda bulunur ve valiz, alışveriş poşeti, spor ekipmanı gibi yüklerin güvenli bir şekilde saklanmasını sağlar. Bu terim, özellikle Birleşik Krallık ve diğer İngilizce konuşulan ülkelerde yaygındır; Amerikan İngilizcesinde ise aynı bölme 'trunk' olarak adlandırılır. Bagaj bölmesi, aracın iç hacmini artırarak seyahatlerde pratiklik sunar ve genellikle bir kapak veya bagaj kapağı ile kapatılır.
Örnek
“I put my suitcase in the boot of the car.”
Bavulumu arabanın bagajına koydum.
“The boot is too small to fit all our camping gear.”
Bagaj, tüm kamp malzemelerimizi sığdıramayacak kadar küçük.
“She opened the boot to check if the groceries were still there.”
Market alışverişlerinin hâlâ orada olup olmadığını kontrol etmek için bagajı açtı.
“We need to clean the boot after the muddy hike.”
Çamurlu yürüyüşten sonra bagajı temizlememiz gerekiyor.
“The spare tire is stored in the boot.”
Yedek lastik bagajda saklanır.
“He slammed the boot shut after loading the boxes.”
Kutuları yükledikten sonra bagajı sertçe kapattı.
“Can you help me lift this heavy bag into the boot?”
Bu ağır çantayı bagaja kaldırmama yardım eder misin?
“The boot has a built-in light that turns on when you open it.”
Bagajda, açtığınızda yanan yerleşik bir ışık var.
“I forgot my laptop in the boot and had to go back for it.”
Dizüstü bilgisayarımı bagajda unuttum ve onu almak için geri dönmek zorunda kaldım.
“The dog jumped into the boot and refused to get out.”
Köpek bagaja atladı ve dışarı çıkmayı reddetti.
Eş anlamlılar
Diğer anlamlar
- A2ayakkabıBu anlama git
- B1bagaj(bu sayfa)
- B2bilgisayarı başlatmakBu anlama git