bold
//boʊld//
Çeviri
cesur
Tanım
Bold, İngilizcede bir kişinin korkusuzca, risk alarak veya kendine güvenle hareket ettiği durumları tanımlayan bir sıfattır. Bu kelime, genellikle bir kişinin toplum normlarına meydan okuyan, açık sözlü veya göze çarpan davranışlarını ifade eder. Cesur bir kişi, zorluklarla yüzleşmekten çekinmez ve genellikle liderlik veya yenilikçi adımlarla ilişkilendirilir. Günlük konuşmalarda, bir kararın veya eylemin sıra dışı ve dikkat çekici olduğunu vurgulamak için de kullanılır.
Örnek
“She made a bold decision to quit her job and start her own business.”
İşini bırakıp kendi işini kurma konusunda cesur bir karar verdi.
“His bold speech at the meeting impressed everyone, even his critics.”
Toplantıdaki cesur konuşması, eleştirmenleri bile etkiledi.
“The artist used bold colors to make the painting stand out.”
Sanatçı, tabloyu öne çıkarmak için cesur renkler kullandı.
“It was a bold move to challenge the CEO directly.”
CEO'ya doğrudan meydan okumak cesur bir hareketti.
“Children often need encouragement to be bold and try new things.”
Çocukların cesur olup yeni şeyler denemesi için genellikle teşvike ihtiyacı vardır.
“The company's bold marketing campaign attracted a lot of attention.”
Şirketin cesur pazarlama kampanyası çok dikkat çekti.
“He was bold enough to ask for a raise after only six months.”
Sadece altı ay sonra zam istemeye yetecek kadar cesurdu.
“A bold leader is not afraid to take risks for the greater good.”
Cesur bir lider, ortak iyilik için risk almaktan korkmaz.
“Her bold fashion choice made her the center of attention at the party.”
Cesur moda seçimi, onu partide ilgi odağı haline getirdi.
“The explorer's bold journey into the unknown inspired many people.”
Kaşifin bilinmeze doğru cesur yolculuğu birçok insana ilham verdi.
Eş anlamlılar