beast
//biːst//
Çeviri
canavar
Tanım
Beast, genellikle büyük, vahşi veya korkutucu bir hayvanı ifade eden bir isimdir. Bu kelime, özellikle mitolojik yaratıklar, efsanevi canlılar veya insanların korktuğu güçlü ve saldırgan hayvanlar için kullanılır. Günlük dilde, bir kişinin zalim veya acımasız davranışlarını betimlemek için de mecazi anlamda tercih edilebilir. Örneğin, 'vahşi bir canavar' ifadesi, hem gerçek bir yırtıcı hayvanı hem de insanın içindeki öfkeyi anlatabilir. Beast, aynı zamanda fantastik edebiyat ve filmlerde sıkça rastlanan bir terimdir; bu bağlamda genellikle doğaüstü güçlere sahip yaratıkları tanımlar. Kelimenin kökeni Eski Fransızcaya dayanır ve 'hayvan' anlamına gelen 'beste' sözcüğünden türemiştir. Bu kelimenin başka anlamları da vardır, örneğin argo kullanımda bir şeyin 'çok zor veya etkileyici' olduğunu belirtebilir, ancak burada en yaygın anlamına odaklanılmıştır.
Örnek
“The beast roared loudly in the dark forest.”
Canavar karanlık ormanda yüksek sesle kükredi.
“She felt like a beast when she lost her temper.”
Öfkesini kaybettiğinde kendini bir canavar gibi hissetti.
“The ancient legend tells of a beast that guarded the treasure.”
Antik efsane, hazineyi koruyan bir canavardan bahseder.
“Hunters tracked the beast through the snowy mountains.”
Avcılar, karlı dağlarda canavarın izini sürdü.
“In the movie, the beast was finally defeated by a brave knight.”
Filmde, canavar sonunda cesur bir şövalye tarafından yenildi.
“The beast's eyes glowed red in the moonlight.”
Canavarın gözleri ay ışığında kırmızı parladı.
“He tamed the wild beast with patience and kindness.”
Vahşi canavarı sabır ve nezaketle evcilleştirdi.
“A strange beast was seen near the village last night.”
Dün gece köyün yakınında tuhaf bir canavar görüldü.
“The beast inside him emerged during the battle.”
Savaş sırasında içindeki canavar ortaya çıktı.
“Children's stories often include a friendly beast as a character.”
Çocuk hikayelerinde genellikle bir karakter olarak dost canlısı bir canavar yer alır.
Eş anlamlılar