bead
//biːd//
Çeviri
boncuk
Tanım
Bead, genellikle ipe dizilerek kolye, bileklik gibi takılar yapmakta kullanılan, ortası delik küçük, yuvarlak veya farklı şekillerde olabilen bir nesnedir. Cam, taş, plastik, ahşap veya metal gibi çeşitli malzemelerden üretilebilir. Boncuklar, süsleme amaçlı kullanıldığı gibi, bazı kültürlerde dini veya sembolik anlamlar da taşır. El işi ve takı tasarımında yaygın olarak tercih edilen bir malzemedir.
Örnek
“She strung colorful beads onto a thread to make a bracelet.”
Bir bileklik yapmak için ipe renkli boncuklar dizdi.
“The necklace was made of small glass beads that sparkled in the light.”
Kolye, ışıkta parıldayan küçük cam boncuklardan yapılmıştı.
“He carefully counted each bead before adding it to the pattern.”
Desene eklemeden önce her boncuğu dikkatlice saydı.
“The artisan used wooden beads to create a rustic-looking bracelet.”
Zanaatkâr, rustik görünümlü bir bileklik yapmak için ahşap boncuklar kullandı.
“Children love to play with large plastic beads and string them together.”
Çocuklar büyük plastik boncuklarla oynamayı ve onları birbirine dizmeyi sever.
“A single bead fell off the necklace and rolled under the table.”
Kolyeden tek bir boncuk düştü ve masanın altına yuvarlandı.
“She bought a bag of assorted beads from the craft store.”
El işi mağazasından bir torba karışık boncuk satın aldı.
“The traditional dress was decorated with tiny silver beads.”
Geleneksel elbise minik gümüş boncuklarla süslenmişti.
“He threaded the bead onto the wire to finish the earring.”
Küpeyi bitirmek için boncuğu tele geçirdi.
“The beads clinked softly as she moved her wrist.”
Bileğini hareket ettirdiğinde boncuklar hafifçe şıngırdadı.
Eş anlamlılar