basin
//ˈbeɪsən//
Çeviri
leğen, havza, bölge
Tanım
Basin kelimesi, su veya diğer sıvıları tutmak için kullanılan geniş, yuvarlak veya oval bir kaba verilen addır. Genellikle mutfakta bulaşık yıkamak, yüz yıkamak veya çamaşır elde yıkamak için kullanılan bu kap, aynı zamanda coğrafi bir terim olarak bir nehrin çevresindeki alanı (havza) veya bir bölgeyi ifade eder. Burada en yaygın kullanımı olan 'leğen' anlamına odaklanıyoruz. Günlük hayatta sıkça karşılaşılan bir terimdir ve özellikle ev işlerinde pratik bir araçtır. Ayrıca, endüstriyel veya bilimsel bağlamlarda da farklı türdeki kaplar için kullanılabilir.
Örnek
“She filled the basin with warm water to wash her face.”
Yüzünü yıkamak için leğeni ılık suyla doldurdu.
“The kitchen basin was clogged with food scraps.”
Mutfak leğeni yemek artıklarıyla tıkanmıştı.
“He placed the dirty dishes in the basin to soak.”
Kirli bulaşıkları ıslanmaları için leğene koydu.
“A large basin of water was set out for the animals.”
Hayvanlar için büyük bir leğen su dışarı konuldu.
“The old basin had a crack on the side.”
Eski leğenin yan tarafında bir çatlak vardı.
“She used a plastic basin to mix the dough.”
Hamuru karıştırmak için plastik bir leğen kullandı.
“The basin overflowed because the tap was left running.”
Musluk açık unutulduğu için leğen taştı.
“He washed his hands in the basin before dinner.”
Akşam yemeğinden önce ellerini leğende yıkadı.
“The children played with toy boats in a basin of water.”
Çocuklar bir leğen suda oyuncak teknelerle oynadılar.
“She bought a new ceramic basin for the bathroom.”
Banyo için yeni bir seramik leğen satın aldı.
Eş anlamlılar