arctic
//ˈɑːktɪk//
Çeviri
kuzey kutbu, arktik
Tanım
Arctic, Dünya'nın kuzey kutup bölgesini ifade eden bir terimdir. Bu bölge, Kuzey Buz Denizi'ni çevreleyen ve genellikle soğuk iklimi, buzulları ve tundra bitki örtüsüyle bilinen alanı kapsar. Arctic kelimesi aynı zamanda bu bölgeye özgü olan, aşırı soğuk koşullarla ilişkili şeyleri tanımlamak için de kullanılır. Günlük dilde, özellikle coğrafya, iklim bilimi ve çevre tartışmalarında sıkça geçer. Bu kelimenin başka anlamları da vardır (örneğin, bir giysi markası adı), ancak burada en yaygın coğrafi anlamı ele alınmıştır.
Örnek
“The Arctic is home to polar bears and seals.”
Kuzey Kutbu, kutup ayılarına ve foklara ev sahipliği yapar.
“Scientists study the melting ice in the Arctic to understand climate change.”
Bilim insanları, iklim değişikliğini anlamak için Kuzey Kutbu'ndaki eriyen buzu inceliyor.
“She wore an Arctic jacket to protect herself from the freezing wind.”
Dondurucu rüzgardan korunmak için bir Arktik ceket giydi.
“The Arctic region experiences months of continuous daylight in summer.”
Kuzey Kutbu bölgesi, yaz aylarında aylarca süren sürekli gün ışığı yaşar.
“Many indigenous communities have lived in the Arctic for thousands of years.”
Birçok yerli topluluk, binlerce yıldır Kuzey Kutbu'nda yaşamaktadır.
“The Arctic Ocean is the smallest and shallowest of the world's oceans.”
Kuzey Buz Denizi, dünyanın en küçük ve en sığ okyanusudur.
“Expeditions to the Arctic require careful planning and special equipment.”
Kuzey Kutbu'na yapılan keşif gezileri, dikkatli planlama ve özel ekipman gerektirir.
“Global warming is causing the Arctic ice to shrink at an alarming rate.”
Küresel ısınma, Kuzey Kutbu buzunun endişe verici bir hızla küçülmesine neden oluyor.
“The Arctic fox changes its fur color from brown to white in winter.”
Kutup tilkisi, kışın kürk rengini kahverengiden beyaza değiştirir.
“They traveled to the Arctic to photograph the stunning northern lights.”
Büyüleyici kuzey ışıklarını fotoğraflamak için Kuzey Kutbu'na seyahat ettiler.
Eş anlamlılar