ambitious
//æmˈbɪʃəs//
Çeviri
hırslı
Tanım
Ambitious, bir kişinin yüksek hedefler koyma, başarıya ulaşma veya kariyerinde ilerleme konusunda güçlü bir istek ve kararlılık duyduğunu anlatan bir sıfattır. Genellikle olumlu bir özellik olarak görülse de, aşırı hırs bazen olumsuz sonuçlara yol açabilir. Bu kelime, bir kişinin sadece kendi başarısı için değil, aynı zamanda bir projeyi veya takımı ileri taşımak için de çaba gösterdiği durumlarda kullanılır. Günlük konuşmalarda ve iş hayatında sıkça karşılaşılan bir terimdir.
Örnek
“She is an ambitious young lawyer who wants to become a partner in five years.”
Beş yıl içinde ortak olmak isteyen hırslı genç bir avukattır.
“His ambitious plan to climb Mount Everest inspired everyone in the team.”
Everest Dağı'na tırmanma konusundaki hırslı planı ekipteki herkese ilham verdi.
“Ambitious students often spend extra hours in the library preparing for exams.”
Hırslı öğrenciler genellikle sınavlara hazırlanmak için kütüphanede fazladan saatler geçirir.
“The company's ambitious expansion into Asian markets surprised many analysts.”
Şirketin Asya pazarlarına yönelik hırslı genişlemesi birçok analisti şaşırttı.
“Being ambitious can sometimes lead to burnout if you don't balance work and rest.”
Hırslı olmak, iş ve dinlenmeyi dengelemezseniz bazen tükenmişliğe yol açabilir.
“He is not just ambitious; he is also very disciplined in his daily routine.”
O sadece hırslı değil; aynı zamanda günlük rutininde çok disiplinlidir.
“The ambitious project required a huge budget and a dedicated team.”
Hırslı proje, büyük bir bütçe ve özverili bir ekip gerektiriyordu.
“My sister is ambitious about learning three new languages this year.”
Kız kardeşim bu yıl üç yeni dil öğrenme konusunda hırslı.
“Ambitious people often set goals that seem impossible to others.”
Hırslı insanlar genellikle başkalarına imkansız görünen hedefler belirler.
“Despite the setbacks, her ambitious nature kept her moving forward.”
Aksiliklere rağmen, hırslı doğası onu ileriye taşımaya devam etti.
Eş anlamlılar