Çeviri
hoşça kal
Tanım
Goodbye, İngilizcede birinden ayrılırken kullanılan bir veda ifadesidir. Genellikle bir konuşmanın, toplantının veya karşılaşmanın sonunda, ayrılık anında söylenir. Bu kelime, hem resmi hem de günlük konuşmalarda yaygın olarak kullanılır; ancak daha kısa ve samimi bir veda için 'bye' veya 'bye-bye' tercih edilebilir. Goodbye, birine iyi dileklerde bulunma ve bir sonraki karşılaşmaya kadar geçici bir ayrılık anlamı taşır. Örneğin, bir arkadaşınızla telefonda konuştuktan sonra veya bir iş toplantısının ardından kullanabilirsiniz.
Örnek
“She said goodbye to her family before leaving for the airport.”
Havalimanına gitmeden önce ailesine hoşça kal dedi.
“We waved goodbye as the train pulled away from the station.”
Tren istasyondan ayrılırken el sallayarak hoşça kal dedik.
“He forgot to say goodbye to his colleagues on his last day at work.”
İşteki son gününde meslektaşlarına hoşça kal demeyi unuttu.
“Goodbye, my friend; I will miss you very much.”
Hoşça kal dostum; seni çok özleyeceğim.
“After a long conversation, they finally said their goodbyes and hung up.”
Uzun bir konuşmanın ardından sonunda hoşça kal deyip telefonu kapattılar.
“The teacher said goodbye to the students at the end of the school year.”
Öğretmen, okul yılının sonunda öğrencilere hoşça kal dedi.
“It's hard to say goodbye to someone you love.”
Sevdiğin birine hoşça kal demek zordur.
“They exchanged warm goodbyes before parting ways at the airport.”
Havalimanında yollarını ayırmadan önce sıcak bir şekilde hoşça kal lafları ettiler.
“Goodbye and take care of yourself!”
Hoşça kal ve kendine iyi bak!
“I hate saying goodbye because it always feels so final.”
Hoşça kal demekten nefret ederim çünkü her zaman çok kesin bir son gibi gelir.
Eş anlamlılar