pour
//pɔːr//
Çeviri
doluşmak
Tanım
Pour fiili, bir yerden başka bir yere, özellikle bir kalabalığın veya insan topluluğunun hızlı ve yoğun bir şekilde akması, doluşması anlamında kullanılır. Bu kullanım, insanların bir etkinliğe, bir mekana veya bir yöne doğru kitlesel olarak hareket ettiği durumları ifade eder. Genellikle bir kapıdan, bir sokaktan veya bir istasyondan giriş/çıkış gibi bağlamlarda görülür. Resmi olmaktan çok günlük ve betimleyici bir dildedir.
Örnek
“When the gates opened, fans began to pour into the stadium.”
Kapılar açılınca, taraftarlar stadyuma doluşmaya başladı.
“People poured out of the subway station after the concert ended.”
Konser bittikten sonra insanlar metro istasyonundan dışarı doluştu.
“As soon as the sale started, shoppers poured into the mall.”
İndirim başlar başlamaz, alışveriş yapanlar alışveriş merkezine doluştu.
“After the final whistle, celebrating supporters poured onto the pitch.”
Son düdükten sonra, kutlama yapan taraftarlar sahaya doluştu.
“Commuters pour across the bridge every morning during rush hour.”
İşe gidenler, sabah yoğun saatlerinde her gün köprüden karşıya doluşur.
“When the fire alarm sounded, employees poured out of the building.”
Yangın alarmı çalınca, çalışanlar binadan dışarı doluştu.
“Tourists pour into the historic square from all the side streets.”
Turistler, tüm yan sokaklardan tarihi meydana doluşuyor.
“As the rain started, everyone poured into the nearest cafes for shelter.”
Yağmur başlayınca, herkes sığınmak için en yakın kafelere doluştu.
“Protesters poured through the city center, chanting slogans.”
Protestocular, slogan atarak şehir merkezinden akıp geçti (doluştular).
“Every weekend, young people pour into this popular nightclub district.”
Her hafta sonu, gençler bu popüler gece kulübü bölgesine doluşur.
Eş anlamlılar
Diğer anlamlar
- A2sıvı dökmekBu anlama git
- B1yoğun yağmur yağmakBu anlama git
- B2kalabalık akmak(bu sayfa)