pour

//pɔːr//

Fiiller
A2

Çeviri

dökmek

Tanım

Pour, bir sıvıyı veya ince taneli bir maddeyi bir kaptan başka bir yere akıtarak boşaltmak anlamına gelir. Bu fiil, çay, su, süt gibi akışkan maddelerin aktarılması için yaygın olarak kullanılır. Günlük hayatta mutfakta, yemek hazırlarken veya bir şeyler servis ederken sıkça karşılaşılan bir eylemdir. Dikkatli ve kontrollü bir şekilde yapılabilir veya hızlıca boşaltma anlamına da gelebilir.

Örnek

  • Can you pour some water into the glass?

    Lütfen bardağa biraz su döker misin?

  • She poured the milk slowly into the bowl.

    Sütü yavaşça kaseye döktü.

  • Don't pour the oil too fast; it might spill.

    Yağı çok hızlı dökme; dökülebilir.

  • He poured himself a cup of coffee.

    Kendisine bir fincan kahve döktü.

  • Please pour the soup into the pot.

    Lütfen çorbayı tencereye dökün.

  • It started to pour rain, so we ran inside.

    Şakır şakır yağmur yağmaya başladı, bu yüzden içeri koştuk.

  • I will pour the juice for the children.

    Meyve suyunu çocuklar için dökeceğim.

  • Be careful when you pour the hot tea.

    Sıcak çayı dökerken dikkatli ol.

  • They poured the concrete for the new driveway.

    Yeni araba yoluna beton döktüler.

  • Can you pour the rest of the sauce over the pasta?

    Sosun geri kalanını makarnanın üzerine döker misin?

Eş anlamlılar

akıtmak
boşaltmak

Diğer anlamlar

İlgili kelimeler

accept

kabul etmek

Fiiller

Bir şeyi veya bir durumu onaylamak, razı olmak, almak veya sorumluluğunu üstlenmek anlamına gelen fiil. Bir teklifi, özrü, hediyeyi veya gerçeği benimsemek için kullanılır.

act

hareket etmek, davranmak, rol yapmak

Fiiller

'Act' kelimesi, bir şey yapmak, davranış sergilemek veya bir rolü oynamak anlamına gelen bir fiildir. Ayrıca, bir yasa veya tiyatro oyunundaki bölüm gibi anlamlarda isim olarak da kullanılabilir. Gene…

afford

gücü yetmek, parası yetmek, karşılayabilmek

Fiiller

Bir şeyi satın almak, yapmak veya sağlamak için yeterli paraya, zamana veya kaynağa sahip olmak. Ayrıca, bir şeyi yapma riskini veya sonucunu üstlenebilmek anlamında da kullanılır.

agree

katılmak, aynı fikirde olmak

Fiiller

Bir görüş, öneri veya durum hakkında aynı düşünceyi paylaşmak, onaylamak veya uzlaşmaya varmak anlamına gelen fiil. Resmi bir anlaşmaya varmak veya bir şeyi kabul etmek için de kullanılır.

allow

izin vermek

Fiiller

Bir şeyin yapılmasına veya olmasına müsaade etmek, engel olmamak, mümkün kılmak.

appear

görünmek

Fiiller

Gözle görülür hale gelmek, ortaya çıkmak veya var olmak. Ayrıca, bir durumun veya izlenimin oluşması, belli bir şekilde algılanmak anlamında da kullanılır.

beat

dövmek, yenmek, vurmak

Fiiller

'Beat' kelimesi birçok anlam taşır. Temel olarak fiziksel olarak vurmak, dövmek anlamına gelir. Ayrıca bir yarışma veya mücadelede üstün gelmek, yenmek anlamında kullanılır. Müzikte ise ritmi, vuruşu…

become

olmak

Fiiller

Bir durumdan başka bir duruma geçmek, dönüşmek, haline gelmek anlamına gelen bir fiildir. Genellikle bir değişimi, gelişimi veya bir şeyin sonucunu ifade etmek için kullanılır. Hem fiziksel hem de soy…

believe

inanmak

Fiiller

Bir şeyin doğru, gerçek veya var olduğunu düşünmek; güven duymak; bir fikri, iddiayı veya kişiyi doğru kabul etmek. Hem somut gerçeklere dayalı inanç hem de inanç, güven veya iman gibi soyut kavramlar…

blow

esmek, üflemek, vurmak

Fiiller

'Blow' kelimesi, rüzgarın hareketi anlamında 'esmek', ağızdan hava çıkarmak anlamında 'üflemek' veya fiziksel bir darbe anlamında 'vurmak' gibi farklı anlamlara gelebilen çok yönlü bir fiildir. Ayrıca…