afford

//əˈfɔːd//

Fiiller
A2

Çeviri

gücü yetmek, parası yetmek, karşılayabilmek

Tanım

Bir şeyi satın almak, yapmak veya sağlamak için yeterli paraya, zamana veya kaynağa sahip olmak. Ayrıca, bir şeyi yapma riskini veya sonucunu üstlenebilmek anlamında da kullanılır.

Örnek

  • We can't afford a new car right now.

    Şu anda yeni bir araba almaya gücümüz yetmiyor.

  • Can you afford to take a week off work?

    İşten bir hafta izin almayı göze alabilir misin?

  • This program affords students valuable practical experience.

    Bu program öğrencilere değerli pratik deneyim sağlıyor.

Eş anlamlılar

karşılamak
göze almak
sağlamak
imkanı olmak

İlgili kelimeler

accept

kabul etmek

Fiiller

Bir şeyi veya bir durumu onaylamak, razı olmak, almak veya sorumluluğunu üstlenmek anlamına gelen fiil. Bir teklifi, özrü, hediyeyi veya gerçeği benimsemek için kullanılır.

act

hareket etmek, davranmak, rol yapmak

Fiiller

'Act' kelimesi, bir şey yapmak, davranış sergilemek veya bir rolü oynamak anlamına gelen bir fiildir. Ayrıca, bir yasa veya tiyatro oyunundaki bölüm gibi anlamlarda isim olarak da kullanılabilir. Gene…

agree

katılmak, aynı fikirde olmak

Fiiller

Bir görüş, öneri veya durum hakkında aynı düşünceyi paylaşmak, onaylamak veya uzlaşmaya varmak anlamına gelen fiil. Resmi bir anlaşmaya varmak veya bir şeyi kabul etmek için de kullanılır.

allow

izin vermek

Fiiller

Bir şeyin yapılmasına veya olmasına müsaade etmek, engel olmamak, mümkün kılmak.

appear

görünmek

Fiiller

Gözle görülür hale gelmek, ortaya çıkmak veya var olmak. Ayrıca, bir durumun veya izlenimin oluşması, belli bir şekilde algılanmak anlamında da kullanılır.

beat

dövmek, yenmek, vurmak

Fiiller

'Beat' kelimesi birçok anlam taşır. Temel olarak fiziksel olarak vurmak, dövmek anlamına gelir. Ayrıca bir yarışma veya mücadelede üstün gelmek, yenmek anlamında kullanılır. Müzikte ise ritmi, vuruşu…

become

olmak

Fiiller

Bir durumdan başka bir duruma geçmek, dönüşmek, haline gelmek anlamına gelen bir fiildir. Genellikle bir değişimi, gelişimi veya bir şeyin sonucunu ifade etmek için kullanılır. Hem fiziksel hem de soy…

believe

inanmak

Fiiller

Bir şeyin doğru, gerçek veya var olduğunu düşünmek; güven duymak; bir fikri, iddiayı veya kişiyi doğru kabul etmek. Hem somut gerçeklere dayalı inanç hem de inanç, güven veya iman gibi soyut kavramlar…

blow

esmek, üflemek, vurmak

Fiiller

'Blow' kelimesi, rüzgarın hareketi anlamında 'esmek', ağızdan hava çıkarmak anlamında 'üflemek' veya fiziksel bir darbe anlamında 'vurmak' gibi farklı anlamlara gelebilen çok yönlü bir fiildir. Ayrıca…

born

doğmak

Fiiller

Bir canlının dünyaya gelmesi, hayata başlaması. Ayrıca, bir şeyin ortaya çıkması, meydana gelmesi veya belirli bir durumda dünyaya gelmek anlamlarında da kullanılır.