pour

//pɔːr//

Fiiller
B1

Çeviri

şakır şakır yağmak

Tanım

Pour fiili, yağmurun çok şiddetli ve yoğun bir şekilde yağdığını ifade etmek için kullanılır. Genellikle ani ve güçlü bir yağışı tanımlar. Bu kullanım, günlük konuşma dilinde ve hava durumu raporlarında yaygındır. Yağmurun bardaktan boşanırcasına, sağanak halinde indiği durumlar için uygundur.

Örnek

  • It started to pour just as we left the house.

    Tam evden çıktığımızda şakır şakır yağmaya başladı.

  • You should take an umbrella; it's pouring outside.

    Bir şemsiye almalısın; dışarıda şakır şakır yağıyor.

  • It poured all day, so our picnic was canceled.

    Bütün gün şakır şakır yağdı, bu yüzden pikniğimiz iptal oldu.

  • Suddenly, the sky darkened and it began to pour.

    Aniden gökyüzü karardı ve şakır şakır yağmaya başladı.

  • We got completely soaked because it was pouring.

    Şakır şakır yağdığı için sırılsıklam olduk.

  • The weather forecast says it will pour this afternoon.

    Hava tahminine göre bu öğleden sonra şakır şakır yağacak.

  • It's pouring so hard that the streets are flooding.

    O kadar şiddetli şakır şakır yağıyor ki sokaklar su bastı.

  • I hope it stops pouring before we have to walk home.

    Umarım eve yürümemiz gerektiğinde şakır şakır yağış durur.

  • We waited under the awning until it stopped pouring.

    Şakır şakır yağış durana kadar sundurmanın altında bekledik.

  • During the summer, it can pour for a short time and then the sun comes out.

    Yazın kısa bir süre şakır şakır yağabilir ve sonra güneş çıkar.

Eş anlamlılar

sağanak halinde yağmak
bardaktan boşanırcasına yağmak

Diğer anlamlar

İlgili kelimeler

remain

kalmak

Fiiller

Bir yerde veya durumda süreklilik göstermek, ayrılmamak, devam etmek. Ayrıca, bir şeyin varlığını veya durumunu korumak, değişmemek anlamlarında da kullanılır.

resist

direnmek

Fiiller

Bir güce, baskıya, etkiye veya cazibeye karşı durmak, karşı koymak, dayanmak. Fiziksel bir kuvvete karşı durmak veya bir dürtüyü, isteği kontrol etmek anlamlarında kullanılır.

admit

kabul etmek, itiraf etmek

Fiiller

Bir şeyin doğru olduğunu veya bir gerçeği söylemek; bir suçu veya hatayı üstlenmek. Ayrıca, birinin bir yere (okul, hastane, kulüp vb.) girmesine veya katılmasına izin vermek anlamına da gelir.

advertise

ilan vermek

Fiiller

Bir ürün, hizmet veya etkinliği tanıtmak, duyurmak veya satışını artırmak amacıyla halka duyurmak. Genellikle reklam yoluyla, bir mesajı geniş kitlelere ulaştırmak için kullanılır.

amaze

hayret ettirmek, şaşırtmak

Fiiller

Birini çok şaşırtmak, hayrete düşürmek veya büyük bir etki bırakmak anlamına gelen fiil. Genellikle olumlu, etkileyici veya beklenmedik bir durum karşısında duyulan şaşkınlığı ifade eder.

arrange

düzenlemek, ayarlamak

Fiiller

Bir şeyi belirli bir sıraya, düzene veya plana göre yerleştirmek, organize etmek veya hazırlamak. Ayrıca, bir etkinliği planlamak veya bir anlaşma sağlamak anlamlarında da kullanılır.

bother

rahatsız etmek

Fiiller

Birini tedirgin etmek, huzurunu kaçırmak veya bir şey için zahmete sokmak anlamına gelir. Ayrıca, bir şeyle uğraşmak veya ilgilenmek anlamında da kullanılabilir. 'Can't be bothered' ifadesi ise bir şe…

charge

şarj etmek, yüklemek, ücret, suçlama

Fiiller

'Charge' kelimesi bağlama göre birden fazla anlama gelir. 1) Bir cihazın pilini elektrik enerjisi ile doldurmak (şarj etmek). 2) Bir şeyi (örneğin bir görevi veya sorumluluğu) birine vermek, yüklemek.…

consider

düşünmek, göz önünde bulundurmak

Fiiller

Bir şeyi akıldan geçirmek, üzerinde düşünmek, değerlendirmek veya bir karar verirken hesaba katmak anlamına gelir. Bir fikri, olasılığı veya durumu ciddi bir şekilde ele almayı ifade eder.

depend

bağımlı olmak

Fiiller

Bir şeyin veya birinin varlığını, işleyişini veya gerçekleşmesini başka bir şeye veya kişiye dayandırmak; bir koşula, desteğe veya kaynağa ihtiyaç duymak.