alongside

//əˌlɒŋˈsaɪd//

Edatlar
B2

Çeviri

yanında, yanı sıra, birlikte

Tanım

Alongside, bir şeyin veya birinin hemen yanında, ona paralel veya onunla aynı anda var olma durumunu ifade eden bir edat veya zarftır. Genellikle fiziksel yakınlık (örneğin, bir arabanın yanında yürümek) veya soyut birliktelik (örneğin, bir projede birlikte çalışmak) anlamında kullanılır. Bu kelime, bir nesnenin veya kişinin diğerine göre konumunu belirtirken sıkça tercih edilir. Örneğin, "The boat was docked alongside the pier" cümlesinde fiziksel yan yanalık, "She worked alongside her colleagues" cümlesinde ise iş birliği vurgulanır. Alongside, resmi ve günlük dilde yaygın olup, genellikle "next to" veya "together with" ile eş anlamlıdır. Bu kelimenin başka anlamları da vardır (örneğin, karşılaştırma yaparken "alongside" kullanımı), ancak burada en yaygın kullanımı olan yanında olma anlamına odaklanılmıştır.

Örnek

  • The dog walked alongside its owner.

    Köpek, sahibinin yanında yürüdü.

  • We parked our car alongside the river.

    Arabamızı nehrin yanına park ettik.

  • She sat alongside her best friend during the movie.

    Film boyunca en iyi arkadaşının yanında oturdu.

  • The new policy was implemented alongside existing regulations.

    Yeni politika, mevcut düzenlemelerle birlikte uygulandı.

  • He worked alongside his father in the family business.

    Aile işinde babasının yanında çalıştı.

  • The bike lane runs alongside the main road.

    Bisiklet yolu, ana yolun yanından geçiyor.

  • They built a new school alongside the old one.

    Eski okulun yanına yeni bir okul inşa ettiler.

  • The children played alongside the beach.

    Çocuklar plajın yanında oynadılar.

  • She learned to cook alongside her grandmother.

    Büyükannesinin yanında yemek yapmayı öğrendi.

  • The two companies worked alongside each other on the project.

    İki şirket, proje üzerinde birbirlerinin yanında çalıştı.

Eş anlamlılar

yanında
birlikte
beraberinde
paralel olarak