upon
//əˈpɒn//
Çeviri
üzerine, üstüne, -e/-a (bir şeyin üzerinde)
Tanım
Upon, genellikle bir şeyin üzerinde veya bir şeyle temas halinde olmayı ifade eden bir edattır. Bir yüzeyin üstünde bulunma, bir olayın hemen ardından gerçekleşme veya bir konuya dayanma gibi anlamlarda kullanılır. Resmi ve yazılı dilde sıkça tercih edilir; günlük konuşmada genellikle 'on' kelimesi daha yaygındır. Örneğin, 'The book is upon the table' cümlesi kitabın masanın üzerinde olduğunu belirtirken, 'Upon hearing the news, she cried' cümlesi haberi duyar duymaz ağladığını ifade eder. Bu kelimenin başka anlamları da vardır, ancak burada en yaygın kullanımı olan 'üzerinde' ve 'ardından' anlamları ele alınmıştır.
Örnek
“The cat sat upon the warm blanket.”
Kedi sıcak battaniyenin üzerine oturdu.
“Upon arriving at the airport, we checked in our luggage.”
Havaalanına varır varmaz bagajlarımızı teslim ettik.
“She placed the flowers upon the grave.”
Çiçekleri mezarın üzerine koydu.
“Upon reflection, I realized my mistake.”
Düşününce, hatamı fark ettim.
“The decision was based upon the evidence presented.”
Karar, sunulan kanıtlara dayanıyordu.
“He climbed upon the roof to fix the antenna.”
Anteni tamir etmek için çatıya tırmandı.
“Upon her request, the meeting was rescheduled.”
Onun isteği üzerine toplantı yeniden planlandı.
“The knight swore an oath upon his sword.”
Şövalye kılıcının üzerine yemin etti.
“Upon seeing the rainbow, the children cheered.”
Gökkuşağını görünce çocuklar sevinçle bağırdı.
“The house sits upon a hill overlooking the valley.”
Ev, vadiye bakan bir tepenin üzerinde yer alır.
Eş anlamlılar