over

//ˈoʊvər//

B1

Çeviri

aşırı, fazla (ön ek)

Tanım

'Over' ön eki, bir isim, fiil veya sıfatın başına gelerek 'aşırı', 'fazla' veya 'gereğinden çok' anlamını katar. Genellikle olumsuz bir durumu veya abartıyı ifade eder. Örneğin, 'overcook' (fazla pişirmek) veya 'overload' (aşırı yüklemek) gibi kelimelerde kullanılır. Bu ek, bir şeyin normal sınırların ötesine geçtiğini belirtir ve günlük dilde sıkça rastlanır.

Örnek

  • Don't overthink the problem; just go with your first idea.

    Sorunu fazla düşünme; sadece ilk fikrinle git.

  • She tends to overreact when she hears bad news.

    Kötü haber duyduğunda aşırı tepki verme eğilimindedir.

  • The soup was ruined because I overcooked it.

    Çorba, onu fazla pişirdiğim için mahvoldu.

  • He overpaid for that old car; it wasn't worth the price.

    O eski araba için fazla ödedi; fiyatına değmezdi.

  • The students were overwhelmed by the amount of homework.

    Öğrenciler ödev miktarı karşısında aşırı yüklendiler.

  • Try not to oversleep tomorrow; we have an early meeting.

    Yarın fazla uyumamaya çalış; erken bir toplantımız var.

  • The company overestimated the demand for their new product.

    Şirket, yeni ürünlerine olan talebi fazla tahmin etti.

  • She overuses the word 'like' when she speaks.

    Konuşurken 'şey' kelimesini aşırı kullanır.

  • The bridge collapsed because it was overloaded with trucks.

    Köprü, kamyonlarla aşırı yüklendiği için çöktü.

  • He overstayed his welcome at the party and annoyed the host.

    Partide fazla kaldı ve ev sahibini rahatsız etti.

Eş anlamlılar

aşırı
fazla
gereğinden çok

Diğer anlamlar