tick

//tɪk//

İsimler
School
B1

Çeviri

tik

Tanım

Tick, bir saatin veya kronometrenin çıkardığı kısa, keskin ve düzenli sestir. Genellikle mekanik saatlerde duyulan bu ses, zamanın geçişini işaret eder ve sabit aralıklarla tekrarlanır. Günlük dilde, sessiz bir ortamda duyulan bu ritmik ses, saatlerin çalıştığını gösteren yaygın bir işarettir.

Örnek

  • The only sound in the room was the tick of the old grandfather clock.

    Odadaki tek ses, eski dede saatinin tik sesiydi.

  • I couldn't sleep because of the constant tick of the alarm clock on the nightstand.

    Komidindeki çalar saatin sürekli tik sesi yüzünden uyuyamadım.

  • She found the tick of her wristwatch comforting during the long exam.

    Uzun sınav sırasında kol saatinin tik sesini rahatlatıcı buldu.

  • The tick of the kitchen timer reminded me to take the cake out of the oven.

    Mutfak zamanlayıcısının tik sesi, pastayı fırından çıkarmam gerektiğini hatırlattı.

  • In the silent library, the only noise was the faint tick of the wall clock.

    Sessiz kütüphanede, tek gürültü duvar saatindeki hafif tik sesiydi.

  • He listened to the steady tick of the metronome to keep his piano playing in rhythm.

    Piyano çalışında ritmi korumak için metronomun düzenli tik sesini dinledi.

  • The tick of the clock seemed to grow louder as the deadline approached.

    Saatteki tik sesi, son teslim tarihi yaklaştıkça daha da yükseliyor gibiydi.

  • Every tick of the stopwatch marked another second of the race.

    Kronometrenin her tik sesi, yarışın bir saniyesini daha işaretliyordu.

  • The old clock's tick was irregular, suggesting it needed repair.

    Eski saatin tik sesi düzensizdi, bu da onarılması gerektiğini gösteriyordu.

  • She associated the tick of her grandmother's clock with childhood memories.

    Büyükannesinin saatindeki tik sesini çocukluk anılarıyla ilişkilendirdi.

Eş anlamlılar

tik tak
tıkırtı
ses

Diğer anlamlar

İlgili kelimeler

board

pano, tahta (yazı tahtası)

İsimler
School

Board, bir sınıfta veya ofiste yazı yazmak için kullanılan düz, genellikle beyaz veya kara yüzeye sahip bir panodur. Genellikle eğitim ortamlarında öğretmenlerin ders anlatırken kullandığı bir araçtır…

class

sosyal sınıf

İsimler
School

Class, bir toplumda insanların gelir, eğitim, meslek ve yaşam tarzı gibi ölçütlere göre ayrıldığı gruplardan her birini ifade eder. Bu kavram, bireylerin toplumsal statüsünü ve fırsatlarını belirlemed…

lesson

ibret, ders (deneyim)

İsimler
School

Bu kullanımda 'lesson', bir olay veya durumdan çıkarılan ibret verici ders anlamına gelir; genellikle hatalardan veya zorlu deneyimlerden öğrenilen bilgelik veya uyarı niteliği taşır. CEFR B1 seviyesi…

paper

makale, ödev

İsimler
School

Paper, bir konu hakkında yazılmış, genellikle akademik veya resmî bir metin veya ödev anlamına gelir. Bu kullanımda, öğrencilerin veya araştırmacıların belirli bir konuyu inceleyip yazılı olarak sundu…

point

anlam, esas

İsimler
School

Point kelimesi, bir konuşma, yazı veya tartışmadaki temel fikri, ana düşünceyi veya en önemli kısmı ifade eder. Genellikle bir argümanın veya açıklamanın özünü belirtmek için kullanılır ve 'asıl mesel…

poster

poster (afiş)

İsimler
School

Poster, genellikle duvarlara asılan, reklam, tanıtım veya dekorasyon amaçlı büyük boyutlu baskılı kağıt veya benzeri malzemedir. Bu kelime, özellikle bir etkinliği, filmi, ürünü tanıtmak veya bir mesa…

rubber

silgi

İsimler
School

Rubber, kalem veya kurşun kalemle yazılmış yazıları silmek için kullanılan küçük, esnek bir araçtır. Genellikle dikdörtgen veya yuvarlak şekilli olup, yüzeye sürtüldüğünde kurşun izini kaldırır. Okuld…

ruler

hükümdar

İsimler
School

Ruler kelimesi, bir ülkeyi veya bölgeyi yöneten kişi anlamına gelir ve genellikle kral, kraliçe, imparator veya prens gibi monarşik unvanlarla ilişkilendirilir. Bu kullanımda, hükümdarın otoritesi ve…

sentence

ceza (hukuk)

İsimler
School

Sentence, hukuk bağlamında, bir mahkeme tarafından suçlu bulunan bir kişiye verilen cezayı veya hüküm süresini ifade eder. Bu terim, genellikle hapis cezası, para cezası veya diğer yasal yaptırımları…

bear

taşımak, katlanmak

Fiiller
Animals

Bear fiili, bir şeyi fiziksel olarak taşımak veya bir duruma, acıya, zorluğa katlanmak anlamına gelir. Bu kullanımda genellikle bir yükü, sorumluluğu veya olumsuz bir durumu üstlenmeyi ifade eder. Örn…