Çeviri
ibret, ders (deneyim)
Tanım
Bu kullanımda 'lesson', bir olay veya durumdan çıkarılan ibret verici ders anlamına gelir; genellikle hatalardan veya zorlu deneyimlerden öğrenilen bilgelik veya uyarı niteliği taşır. CEFR B1 seviyesinde, kişisel gelişim veya hayat tecrübeleri bağlamında sıkça kullanılır. Örneğin, bir başarısızlık sonrası 'Bu bana iyi bir ders oldu' denirken bu anlam kastedilir.
Örnek
“Losing that match was a hard lesson for the team.”
O maçı kaybetmek takım için zor bir ders oldu.
“Her mistake taught her a valuable lesson about honesty.”
Hatast ona dürüstlük konusunda değerli bir ibret verdi.
“The accident was a lesson he would never forget.”
Kaza, asla unutamayacağı bir ders oldu.
“Let this be a lesson to you: always double-check your work.”
Bu sana ibret olsun: işini her zaman iki kez kontrol et.
“The financial crisis taught everyone a harsh lesson about spending.”
Finansal kriz herkese harcama konusunda sert bir ders verdi.
“He learned a painful lesson when he trusted the wrong person.”
Yanlış kişiye güvendiğinde acı bir ders aldı.
“The failed project was a lesson in poor planning.”
Başarısız proje, kötü planlamanın ibretiydi.
“Her journey taught her a lesson about perseverance.”
Yolculuğu ona azim konusunda bir ders verdi.
“The betrayal was a bitter lesson in friendship.”
İhanet, arkadaşlık konusunda acı bir ibretti.
“Take this experience as a lesson for the future.”
Bu deneyimi gelecek için bir ders olarak al.
Eş anlamlılar
Diğer anlamlar
- A1ders (okul)Bu anlama git
- A2ders (öğrenme süreci)Bu anlama git
- B1ibret, ders (deneyim)(bu sayfa)